FB Pin G+ Blogcum Ana içeriğe atla




Abdest-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDEST 

 Alm. Rituelle Waschung (f), Fr. Ablution (f), İng. Ritual Ablution. İslamiyette ibadetlerden önce yapılan
temizlik (hadesten taharet). 

Abdest kelimesi; 

“el suyu, el yıkama suyu” anlamında Farsça birleşik bir
kelimedir. Arapçada ise "vudu" denir. Bu da temizlik, güzellik anlamındadır.
Vahiy meleği Cebrail aleyhisselam, ilk vahyi getirdikten sonra Mekke'nin yukarısındaki vadide
Peygamber efendimizin yanında abdest aldı. O da melekten gördüğü gibi abdest aldı. Böylece
İslamiyette ilk abdest alınmış oldu. 



Bundan sonra Cebrail aleyhisselam imam oldu, iki rek'at namaz
kıldılar. Sonra melek göklere doğru yükselip gözden kayboldu. Peygamber efendimiz büyük bir ferahlık
içinde evine döndü. Durumu hanımı hazret-i Hadice'ye anlattı; ona melekten gördüğü gibi abdest
almayı öğretti ve iki rek'at namaz kıldırdı.

Böylece İslamiyetin başlangıcında abdest ve namaz ibadeti de yapılmaya başlandı. Abdestle ilgili
olarak Kur'an-ı kerimin Maide suresi altıncı ayet-i kerimesinde mealen; "Ey iman edenler! Namaza
kalkacağınız zaman, yüzünüzü ve dirseklerinizle beraber ellerinizi yıkayın, başınızı meshedin ve
ayaklarınızı da topuklarınızla beraber yıkayın..." buyruldu. 

Bu ayet-i kerime ile abdestin, namaz ve
diğer bazı ibadetler için lazım olduğu açıklandı.

Abdestin farzları, sünnetleri, edebleri ve bozan şeyleri vardır. 

Farzları dörttür: 
1) Yüzü yıkamak, 
2) İki
kolu dirseklerle beraber yıkamak, 3) Başın dörtte birini meshetmek (yaş eli sürmek), 
4) İki ayağı iki
yandaki topuk kemikleri ile birlikte bir kere yıkamak.

Abdestin sünnetlerinden bazıları: 

Besmele ile başlamak. Yıkanacak yerleri sıra ile üçer kere yıkamak,
yüzü yıkarken niyet etmek. Elleri bileklerle birlikte üç kere yıkamak. Ağzı, burnu ayrı ayrı su ile üç kere
yıkamak. Dişleri bir şey ile oğmak, temizlemek, başın tamamını iki kulağı ve enseyi bir kere
meshetmek. Yıkanan yerleri oğmak ve her uzvu birbiri ardından yıkayıp ara vermemek.

Abdestin edeblerinden bazıları ise şöyledir: 

Namaz vakti gelmeden abdest almak,
kıbleye yönelerek

Yeni rehber ansiklopedisi 1. cilt Aharfi

Abdest Nasıl Alınır

Tüm Görseller ve Metinler Orijinal Eserden Temin Edilmiştir.
Lütfen, Sayfa Linkini Kaynak Göstermeden, Alıntı Yapmayınız.

abdest almak, abdest alırken konuşmamak, her uzvu yıkarken Kelime-i şehadet veya abdest dualarını
okumak, ağıza ve buruna sağ el ile su vermek, burnu sol el ile temizlemek, su bol ise de israf
etmemek, abdestten sonra sübha, yani iki rek'at namaz kılmaktır.
Sünnete uygun abdest almak için, önce eller bileklere kadar üç kere yıkanır. Parmak araları hilallenir.
Sağ el ile ağza üç kere su verilip, misvakla veya parmakla dişler oğulur. Sonra burna üç kere su
verilip, sol el ile temizlenir. Avuçlara su alınıp yüz üç kere yıkanır. Suyu yüze çarpmamak lazımdır.
Önce sağ kol, sonra sol kol dirseklerle birlikte üç kere oğularak yıkanır. Kollar yıkandıktan sonra başın
dörtte biri meshedilir. (Yaş el sürülür.) Başın hepsini kaplama mesh yapmak sünnettir ve çok sevaptır.

Sağ ve sol elin şehadet parmakları ile iki kulağın delikleri meshedilir. Başparmaklar ile de kulakların
arkası, sonra da ellerin dış yüzü ile ense meshedilir. Bu meshler bir defa yapılır. Ense meshedildikten
sonra, sol elin küçük parmağı ile, sağ ayağın küçük parmağından başlayarak, ayak parmaklarının
arasını hilallemek suretiyle topuklarla birlikte önce sağ ayak, sonra sol ayak üç kere yıkanır. 

Her uzvu
yıkarken, abdest dualarını okumalıdır. Bilmeyenler kelime-i şehadet söylerler.
Abdesti bozan şeyler: Önden ve arkadan çıkan şeyler (tabii ihtiyaç giderme, yellenme gibi). 

Ağız
dolusu kusmak, kan ve katı kan; safra, mideden gelen yemek, ağız dolusu olursa abdesti bozarlar.
Deriden çıkan kan, irin, sarı su, ağrılı çıkan renksiz su bozar. Yatarak veya bir yere yaslanarak
uyumak, bayılmak, deli olmak ve sara tutmak, yürürken sallanacak kadar sarhoş olmak, namazda
kahkaha ile gülmek.

Abdestsiz olarak namaz kılınmaz, Kabe tavaf edilmez, Kur'an-ı kerim ele alınmaz ve okunmaz, tilavet
secdesi yapılmaz.
Peygamber efendimiz hadis-i şeriflerde buyurdu ki:
Müslüman abdest alınca, günahları kulağından, gözünden, elinden ve ayağından çıkar.
Oturunca mağfiret olunmuş (bağışlanmış) olarak oturur.
Abdestli olarak ölen, ölüm acısı çekmez. Çünkü abdest imanlı olmanın alametidir. 

Abdest
namazın anahtarı, bedenin günahlardan temizleyicisidir.
Amellerin en hayırlısı namazdır. Abdeste devam edenler ancak mü'minlerdir. Mü'min, gündüz
abdestli olmalı, gece de abdestli yatmalıdır. Böyle yapınca Allahü teala onu korur. Abdestli iken
yiyip içenin karnındaki yemek ve su zikr eder. Karnında kaldıkları müddetçe onun için istiğfar
ederler (bağışlanmasını isterler).

Abdestin insan sağlığına pekçok faydaları vardır. Kan dolaşımını sağlayan damarların esnekliklerinin
korunmasını temin ederek damar sertliği ve tıkanıklığını önler. 

Ağzın, burnun ve ensenin su ile teması,
beyindeki kan dolaşımının güçlenmesini temin eder. Vücudun temel koruma sistemi olan beyaz kan
hücrelerini (lenfositleri) vücuda dağıtan lenf damarlarının düzenli çalışmasını temin eder. 

İnsan
vücudundaki statik elektriğin fazlasının atılmasını sağlar ve sinir sistemi rahatsızlıklarını önler.
Abdest cilt hastalıkları ve iltihapları için en güzel bir korunmadır. Mikroplar, parazitler vücuda hep deri
yoluyla girerler, abdest buna mani olur. 

Solunum sisteminde önemli bir rolü olan burun, abdestte
yıkanınca, toz ve mikropların vücuda girmesi önlenir.
Yüzün yıkanması da cildi kuvvetlendirir. Baştaki ağrıları ve yorgunluğu hafifletir. 

Damarları ve sinirleri
harekete geçirir. Devamlı abdest alanlar ihtiyarlasalar bile yüzlerindeki güzellikler kaybolmaz.
Yeni Rehber Ansiklopedisi


ABDALİYE DEVLETİ                     ABDİ İPEKÇİ  

byblogcum.com`u Ziyater ettiğiniz için
   Teşekkür ederiz...



Yorumlar

Tüm Zamanların En Çok Okunan Yayınları

Kahvenin Çeşitli Faydaları

Kahvenin zayıflamaya etkisiKahvenin zayıflamaya olan etkisinin nedeni Kahvenin içinde bulunan kafein , niasin , mikro elementler ve antioksidanlar olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor.



Metabolizmayı hızlandırıyor. Metabolizmayı azda olasa hızlandıran kahve ,  Kişinin dinlenirken harcadığı enerji tüketiminin artmasını sağlıyor.
Beyne olan kan akışını arttırıyor ve kişinin kendisini daha zinde hissetmesini ve dikkat yoğunluğunun artmasını sağlıyor.

Sütlü kahve Sütlü kahve içildiği zaman vücuda dengeli protein karbonhidrat ve yağ girişi sağlanıyor böylelikle kişi daha uzun sure tokluk hissediyor.
insülin direncini kırıcı etkisinden dolayı tatlı ihtiyacınızı azaltır. Canınız tatlı çektiğinde kahve içerseniz bu ihtiyacınızın giderildiğini göreceksiniz.

Şeker hastaları dikkat Yaşlılarda hafızayı güçlendiriyor Araştırmalar sonucunda şeker hastalığını önlemede etkili olabileceği sonucuna varılıyor.
Düzenli tüketildiğinde ise alzheimer ve parkinson hastalıklarına karşı koruyucu olabileceği konusunda çal…

Kahvenin Zararları

Kahvenin zararları Sevenlerini Üzecek.Kahvenin dikkat dağınıklığı ve yorgunluğa  iyi geldiği herkes tarafından biliniyor.
Fakat fazla tüketildiğinde bu geçici faydalarından da, nasiplenemez aksine çok ciddi zararlar görebilirsiniz,  Aman dikkat!
Kahvenin gün içinde 3\4 fincan tüketilmesi Tansiyonunuzu yükseltebilir Edinburgh Üniversitesinin günde 4\5 fincan kahve içenlerin üzerinde yaptığı araştırmada, kandaki basıncın hızla yükseldiği görüldü. 
Yapılan testler sonucunda, fazla kahve tüketimi tansiyonu hızla yükselttiği gözlemlendi.

Mide ülseri olanlar kahve tüketirken dikkatli olmalı! Tabiki kahvenin mide ülserine yol açtığı yoktur, Fakat hali hazırda ülser gibi bir rahatsızlığınız varsa, kahve tüketmeniz rahatsızlığınızı arttıracaktır. 
Bu nedenle ülserli kişiler kahve tüketiminden kaçınmalıdır.

Şeker hastaları da kahveden uzak durmalı Amerikalı bilim adamlarının yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, Yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle  birlikte tüketilen kahvenin  Tip2 şeker hastalığını kö…

Abdi İpekçi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDİ İPEKÇİ  Gazeteci, yazar. 1929 senesinde İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lilesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 
Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürütenAbdi İpekçi,

Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. Hayatı boyunca Atatürk ilkelerinin ve özellikle laikliğin savunuculuğunu yaptı.  1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında bir terörist tarafından öldürüldü. Abdi İpekçi’nin Afrika, İhtilalin İçyüzü, Dünyanın Dört Bucağından gibi eserleri var…

AdSense Yetersiz İçerik Sorununun Çözümü

AdSense Yetersiz İçerik Sorunu Evet arkadaşlar, birçok site sahibinin AdSenseyi tercih etmesinin sebebi malumdur,
AdSense bu konuda dünyanın en iyisidir, bu nedenle`de AdSense siteleri bir takım kriterlere uyup uymadığı konusunda inceler ve uygun olan sitelere onay verir.
Bu kriterlerin ne olduğuna AdSense Politikalarını inceleyerek bakabilirsiniz.

Tabi kullanıcılar bu kriterleri bilmelerine ve bu kriterlere uygun site ve yayın yapmalarına rağmen bir türlü sitelerine onay alamamaktadır.

Bende bu kişilerden biriydim ve çok sıkıntılar çektim, 
Belkide AdSenseden en kolay onay alan, en kolay kaybeden, ve en zor geri alan birisiyimdir.

Maruz kaldığım tüm bu sorunlar neticesinde edindiğim tecrübeyi sizlere aktararak AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü nü anlatmaya çalışacağım, umarım sizlere bir faydam dokunur. 


İnternet`de AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü ile ilgili konuları araştırdığımızda hemen hemen hepsinde yetersiz içerik sorununun nedeni olarak, sitedeki içerik (yayın) sayısı…

Çocuklarda Davranış Bozuklukları

Davranış Bozukluğu NedirGünümüz hızlı tüketim dünyasında sıklıkla karşımıza çıkan bir sorundur. Çocukların öfke kontrolü yapamaması veya kendisiyle çatışma haline girme durumunda ortaya çıkan davranışlardır. Davranış bozukluğu olan çocuklar kendilerini kontrol etmekte güçlük çeker.


Otoriteye itaat etmek onlar için neredeyse imkansızdır. Kendi dünyalarında sürekli bir iç çatışma halinde olduklarından öfkelerini bastırmakta güçlük yaşarlar. Bu öfkeli durum dış dünyalarına genelde saldırganlık olarak yansır. 
Ailelerine ve çevrelerine karşı sesleri hep yüksektir. Vurma, kırma ve hatta çalma eylemleri içine girerler. Bu tip çocuklar iletişime kapalıdırlar. Karşı bir otoritenin kendileriyle iletişime geçmesini istemezler. Bu onları daha da öfkelendirir. 
Sosyal hayata uyum zorluğu yaşayan bu çocuklar bulundukları ortamlarda hemen fark edilir. Sürekli mutsuz ve depresif bir görünüm sergileyerek etraflarına negatif bir enerji saçarlar.
Davranış Bozukluğu Kimlerde GörülürSon zamanlarda yapılan ar…

Abdullah-I Dehlevi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH-I DEHLEVİ Yeni Rehber AnsiklopedisiHindistan'da yetişen alimlerin ve evliyanın büyüklerinden. İnsanlara hak yolu anlatan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük alim ve velilerin yirmi sekizincisidir. Peygamber efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Gulam-ı Ali diye bilinir. Babasının ismi Abdüllatif'tir. 1745 (H. 1158)te Hindistan'ın Pencap eyaletinin Bitale kasabasında doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi'de vefat etti.


Babası Abdüllatif Efendi, rüyasında hazret-i Ali'yi görerek onun emri ile adını Ali koydu. Annesi ise Abdülkadir-i Geylani'yi gördüğünden dolayı Abdülkadir koydu. Fakat kendisine rüyasında Peygamber efendimizin Abdullah diye hitab etmesi üzerine Abdullah diye meşhur oldu. Küçük yaşta dini ilimleri öğrenmeye başladı. On üç yaşına geldiğinde, babası onu Delhi'ye götürüp Nasırüddin Kadiri hazretlerinden ilim öğrenmesi için çalıştı.
 Ancak o sırada Nasirüddin Kadiri vefat ettiği için görüşmek mümkün olmadı. Delhi&#…

Abdullah Zühdi Efendi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH ZÜHDİ EFENDİ Osmanlıların son devrinde yetişen meşhur hattatlardan. İsmi, Abdullah Zühdi’dir. Babası, 1835 (H. 1251) senesinde Şam’dan Kütahya’ya gelen Temim-i Dari sülalesinden Nabluslu Abdülkadir Efendidir.


  Bu sebeple yazılarının altına;" Abdullah Zühdi min Sülaleti Temim-i Dari" yazardı. Şam’da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1878 (H. 1296) tarihinde Mısır’da vefat etti. Kurafe Kabristanında İmam-ı Şafii’nin (rahmetullahi aleyh) kabri civarına defnedildi.
 Abdullah Zühdi Efendi, Kütahya’dan İstanbul’a geldikten sonra önce Eyyub Türbedarı Reşid Efendiden, sonra zamanının büyük hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendiden sülüs ve nesih öğrendi. Nuruosmaniye Mektebine ve Mühendishane-i Berr-i Hümayuna yazı muallimi tayin edildi. 
Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz’da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabelerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zü…

Abdullah Cevdet-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH CEVDET-İCTİHAT DERGİSİOsmanlı Devletinin son devirlerinde yaşamış siyaset adamı ve yazar. Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihad ve Terakki Cemiyetinin kurucularından. Babası Diyarbekir Birinci Tabur Katibi Ömer Vasfi Efendi olup, 9 Eylül 1869'da Arapkir'de doğdu. 1932'de İstanbul'da öldü.


  İlk tahsilini Arapkir'de ve Hozat'ta yaptıktan sonra Mamüretü'l-Aziz (Elazığ) Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Kuleli Askeri Tıbbiye İdadisinden de mezun olduktan sonra Mekteb-i Tıbbiyeye girdi. Biyolojik materyalist fikirlerin tesirinde kaldı. 
Dinin insan üzerindeki fonksiyonlarını inkar eden ve her şeyi madde ile açıklamaya çalışan materyalist görüşlere yer veren bazı eserler yazdı. Talebeyken 1889'da tıbbiyeli arkadaşları ile sonradan İttihad ve Terakki Cemiyeti adını alacak olan İttihad-ı Osmani adlı gizli cemiyeti kurdu. 
Siyasi faaliyetleri sebebiyle birçok defa tutuklandı. 1894'te Mekteb-i Tıbbiyeden mezun oldu. Haydarpaşa Hastahanesinde va…

Kadınları Anlamak Zor Mu?

Kadınları Anlamak Çok Mu Zor?Kadınları anlamak özellikle bir erkek için çok zor görülebilir fakat unutmamalı ki kadınlar duygusal varlıklardır ve onların ağzından çıkan cümlelerden ziyade ne demek istediklerini anlamak gerekir.





Yani düz mantık kadınları anlamak için pek de iyi bir yöntem değildir.Biraz dikkat ettiğimizde kadınları anlamak çok da zor değildir.


Bir Kadın Ne İster?

Kadınlar her şeyden önce anlaşılmak ve dinlenilmek ister. Onları dinlerken sadece söylediklerine değil söylediklerinin arkasında yatan duygulara ve hislere kulak vermelisiniz. 
Evet, bu hiçte kolay gibi görünmüyor fakat bakış açınızı değiştirdiğinizde ve duygusal olarak yaklaştığınızda onları anlamaya başlarsınız. 
Unutmayın özellikle ev hanımları bütün gün evde vakit geçirdikleri için daha bunalmış olurlar bu yüzden onlara ayırdığınız bir saat bile bir kadını fazlasıyla mutlu eder. 
Sürekli konuşan ve memnun olmayan kadınların aslında ilgiye ihtiyaçları vardır. 
Onları yargılamak yerine oturup karşılıklı sohbet edip…
Bumerang - Yazarkafe   Bumerang - YazarkafeBumerang - Yazarkafe   Bumerang - Yazarkafe

Nasıl Buldunuz?