FB Pin G+ Blogcum Ana içeriğe atla




32-es-SECDE


32-es-SECDE

Adini 15. âyette geçen kelimeden alan bu sûre Mekke'de nâzil olmustur. 18, 19 ve 20. âyetlerinin Medine'de nâzil oldugu da rivayet edilmistir. 30 (otuz) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla. 

1. Elif. Lâm. Mîm. 

2. Bu Kitab'in, âlemlerin Rabbi tarafindan indirilmis oldugunda asla süphe yoktur. 

3. "Onu Peygamber kendisi uydurdu" diyorlar öyle mi? Hayir! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarici (peygamber) gelmemis bir kavmi uyarman için -dogru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak (Kitap) tir. 

4. Gökleri, yeri ve bunlarin arasindakileri alti günde (devirde) yaratan, sonra arsa istivâ eden Allah'tir. O'ndan baska ne bir dost ne de bir sefaatçiniz vardir. Artik düsünüp ögüt almaz misiniz? 

5. Allah, gökten yere kadar her isi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu isler) sizin sayageldiklerinize göre bin yil tutan bir günde O'nun nezdine çikar. 

6. Iste, görülmeyeni de görüleni de bilen, mutlak galip ve merhamet sahibi O'dur. 

7. O (Allah) ki, yarattigi her seyi güzel yapmis ve ilk basta insani çamurdan yaratmistir. 

8. Sonra onun zürryetini, dayaniksiz bir suyun özünden üretmistir. 

9. Sonra onu tamamlayip sekillendirmis, ona kendi ruhundan üflemistir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmistir. Ne kadar az sükrediyorsunuz! 

10. "Topragin içinde kayboldugumuz zaman, gerçekten (o vakit) biz mi yeniden yaratilacagiz?" derler. Dogrusu onlar Rablerine kavusmayi inkâr etmektedirler. 

11. De ki: Size vekil kilinan (bu konuda görevlendirilen) ölüm melegi caninizi alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz. 

12. O günahkârlarin, Rableri huzurunda baslarini öne egecekleri, "Rabbimiz! Gördük duyduk, simdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi isler yapalim, artik kesin olarak inandik" diyecekleri zamani bir görsen! 

13. Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, "Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kismiyla dolduracagim" diye benden kesin söz çikmistir. 

14. (O gün onlara söyle diyecegiz:) Bu güne kavusmayi unutmanizin cezasini simdi tadin bakalim! Dogrusu biz de sizi unuttuk; yaptiklarinizdan ötürü ebedî azabi tadin! 

l5. Bizim âyetlerimize ancak o kimseler inanirlar ki, bunlarla kendilerine ögüt verildiginde, büyüklük taslamadan secdeye kapanirlar ve Rablerini hamd ile tesbih ederler. 

l6. Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için), vücutlari yataklardan uzak kalir ve kendilerine verdigimiz riziktan Allah yolunda harcarlar. 

17. Yaptiklarina karsilik olarak, onlar için ne mutluluklar saklandigini hiç kimse bilemez. 

18. Öyle ya, mümin olan, yoldan çikmis kimse gibi midir? Bunlar elbette bir olamazlar. 

19. Iman edip de, iyi isler yapanlara gelince, onlar için yaptiklarina karsilik olarak varip kalacaklari cennet konaklari vardir. 

20. Yoldan çikanlar ise, onlarin varacaklari yer atestir. Oradan her çikmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandir deyip durdugunuz cehennem azabini tadin! denir. 

21. En büyük azaptan önce, onlara mutlaka en yakin azaptan tattiracagiz; olur ki (imana) dönerler. 

22. Kendisine Rabbinin âyetleri hatirlatildiktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir! Muhakkak ki biz, günahkârlara, lâyik olduklari cezayi veririz. 

23. Andolsun biz Musa'ya Kitap verdik, -(Resûlüm!) sen ona kavusacagindan süphe etme- ve onu Israilogullarina hidayet rehberi kildik. 

24. Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandiklari zaman, onlarin içinden, buyrugumuzla dogru yola ileten rehberler tayin etmistik. 

25. Muhakkak ki Rabbin, ihtilâf etmekte olduklari seyler hakkinda kiyamet günü onlarin aralarinda hükmedecektir. 

26. Halen yurtlarinda gezip dolastiklari kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edisimiz onlari dogru yola sevketmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardir. Hâla kulak vermezler mi? 

27. Kupkuru yerlere suyu ulastirdigimizi, onunla gerek hayvanlarinin gerekse kendilerinin yiyegeldikleri ekini çikarmakta oldugumuzu da görmediler mi? Hâla da göremeyecekler mi? 

28. Eger dogru söylüyorsaniz, bu fetih (ve hüküm) günü hani ne zaman? derler. 

29. De ki: Fetih (ve hüküm) gününde inkârcilara (o gün ettikleri) imanlari fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de taninmayacaktir! 

30. Artik sen onlari birak ve bekle. Zaten onlar da beklemektedirler. 

Yorumlar

Tüm Zamanların En Çok Okunan Yayınları

Kahvenin Çeşitli Faydaları

Kahvenin zayıflamaya etkisiKahvenin zayıflamaya olan etkisinin nedeni Kahvenin içinde bulunan kafein , niasin , mikro elementler ve antioksidanlar olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor.



Metabolizmayı hızlandırıyor. Metabolizmayı azda olasa hızlandıran kahve ,  Kişinin dinlenirken harcadığı enerji tüketiminin artmasını sağlıyor.
Beyne olan kan akışını arttırıyor ve kişinin kendisini daha zinde hissetmesini ve dikkat yoğunluğunun artmasını sağlıyor.

Sütlü kahve Sütlü kahve içildiği zaman vücuda dengeli protein karbonhidrat ve yağ girişi sağlanıyor böylelikle kişi daha uzun sure tokluk hissediyor.
insülin direncini kırıcı etkisinden dolayı tatlı ihtiyacınızı azaltır. Canınız tatlı çektiğinde kahve içerseniz bu ihtiyacınızın giderildiğini göreceksiniz.

Şeker hastaları dikkat Yaşlılarda hafızayı güçlendiriyor Araştırmalar sonucunda şeker hastalığını önlemede etkili olabileceği sonucuna varılıyor.
Düzenli tüketildiğinde ise alzheimer ve parkinson hastalıklarına karşı koruyucu olabileceği konusunda çal…

Kahvenin Zararları

Kahvenin zararları Sevenlerini Üzecek.Kahvenin dikkat dağınıklığı ve yorgunluğa  iyi geldiği herkes tarafından biliniyor.
Fakat fazla tüketildiğinde bu geçici faydalarından da, nasiplenemez aksine çok ciddi zararlar görebilirsiniz,  Aman dikkat!
Kahvenin gün içinde 3\4 fincan tüketilmesi Tansiyonunuzu yükseltebilir Edinburgh Üniversitesinin günde 4\5 fincan kahve içenlerin üzerinde yaptığı araştırmada, kandaki basıncın hızla yükseldiği görüldü. 
Yapılan testler sonucunda, fazla kahve tüketimi tansiyonu hızla yükselttiği gözlemlendi.

Mide ülseri olanlar kahve tüketirken dikkatli olmalı! Tabiki kahvenin mide ülserine yol açtığı yoktur, Fakat hali hazırda ülser gibi bir rahatsızlığınız varsa, kahve tüketmeniz rahatsızlığınızı arttıracaktır. 
Bu nedenle ülserli kişiler kahve tüketiminden kaçınmalıdır.

Şeker hastaları da kahveden uzak durmalı Amerikalı bilim adamlarının yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, Yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle  birlikte tüketilen kahvenin  Tip2 şeker hastalığını kö…

Abdest-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDEST Alm. Rituelle Waschung (f), Fr. Ablution (f), İng. Ritual Ablution. İslamiyette ibadetlerden önce yapılan temizlik (hadesten taharet). 
Abdest kelimesi; “el suyu, el yıkama suyu” anlamında Farsça birleşik bir kelimedir. Arapçada ise "vudu" denir. Bu da temizlik, güzellik anlamındadır. Vahiy meleği Cebrail aleyhisselam, ilk vahyi getirdikten sonra Mekke'nin yukarısındaki vadide Peygamber efendimizin yanında abdest aldı. O da melekten gördüğü gibi abdest aldı. Böylece İslamiyette ilk abdest alınmış oldu. 


Bundan sonra Cebrail aleyhisselam imam oldu, iki rek'at namaz kıldılar. Sonra melek göklere doğru yükselip gözden kayboldu. Peygamber efendimiz büyük bir ferahlık içinde evine döndü. Durumu hanımı hazret-i Hadice'ye anlattı; ona melekten gördüğü gibi abdest almayı öğretti ve iki rek'at namaz kıldırdı.
Böylece İslamiyetin başlangıcında abdest ve namaz ibadeti de yapılmaya başlandı. Abdestle ilgili olarak Kur'an-ı kerimin Maide suresi altıncı ayet-i kerimesinde m…

Hızır Aleyhisselam-Yeni Rehber Ansiklopedisi

HIZIR ALEYHİSSELÂM  İbrâhim aleyhisselâmdan sonra yaşamış bir peygamber veya velî. Avrupa ve Asya kıtalarına hâkim olan Zülkarneyn aleyhisselâmın askerinin kumandanı ve teyzesinin oğludur. 
İsminin, Belkâ bin Melkan, künyesinin Ebü’l-Abbâs olduğu ve soyunun Nûh aleyhisselâmın Sam isimli oğluna dayandığı bildirilmiştir.


 Bâzıları da Hızır aleyhisselâmın İsrâiloğullarından olduğunu söylemişlerdir. Hızır lakabıyla meşhur olmasının sebebi, kuru bir yere oturup kalktığı zaman, oranın yeşerip yemyeşil olmasından dolayıdır. 
Sahîh-i Buhârî’de bildirilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber efendimiz; “Hızır (aleyhisselâm), otsuz kuru bir yerde oturduğunda, o yer birdenbire yemyeşil olur, peşi sıra dalgalanırdı.” buyurdu.  Mûsâ aleyhisselâmla görüşüp yolculuk yaptı. Fakat vefâtından sonra rûhu insan şeklinde gözüküp, garîblere yardım etmektedir. 
Hızır aleyhisselâm, Allahü teâlânın sevgili kullarındandı. Doğdu, büyüdü ve vefât etti. Ancak Allahü teâlâ onun rûhuna insan şeklinde görünmek ve kıyâmete kadar…

Abdullah-ı İlahi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH-I İLAHİ  Anadolu'da yetişen evliyanın büyüklerinden. İsmi Abdullah'dır. Molla İlahi, Şeyh-i Simavi olarak da bilinir. O zamanki Germiyan vilayetinin (Kütahya'nın), Simav kasabasında doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1490 (H. 896) senesinde Rumeli Vardar Yenicesinde vefat etti.Kabri oradadır.


İlk öğrenimini doğum yerinde yapan Abdullah-ı İlahi daha sonra İstanbul'a giderek Zeyrek Medresesine girdi. Zamanın en meşhur alimlerinin derslerinde bulundu. Hocası Alaaddin Ali Tusi ile birlikte İran'a gitti.  Yeni rehber ansiklopedisi Kirman'da hocasının ve diğer alimlerin derslerine devam etti. Daha sonra Semerkand'a gidip devrin en meşhur velisi, Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerine talebe olup, onun sohbetlerinde bulundu ve tasavvufta yetişti. 
İcazet (diploma) aldıktan sonra hocasının işaretiyle Buhara'ya gitti. Şah-ı Nakşibend hazretlerinin kabrini ziyaret edip, burada bir yıl kaldı. 
İbadetle meşgul oldu. Sonra Semerkand'a dönüp hocasının sohbetlerine…

Abdi İpekçi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDİ İPEKÇİ  Gazeteci, yazar. 1929 senesinde İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lilesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 
Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürütenAbdi İpekçi,

Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. Hayatı boyunca Atatürk ilkelerinin ve özellikle laikliğin savunuculuğunu yaptı.  1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında bir terörist tarafından öldürüldü. Abdi İpekçi’nin Afrika, İhtilalin İçyüzü, Dünyanın Dört Bucağından gibi eserleri var…

Abduh-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDUH  Mısırlı yazar ve din adamı. İsmi Muhammed Abduh olup, Abduh diye meşhur olmuştur. 1849'da Mısır'da doğdu. 1905'te yine burada öldü. İlk tahsiline Tanta'da başladı. Bir müddet sonra medreseyi terk ederek köyüne döndü ve ziraatle meşgul oldu. Babasının ısrarı ile tekrar tahsile başladı.


1866'da Kahire'ye giderek Cami-ül-Ezher Medresesine girdi. Bu sırada tasavvufla meşgul oldu. 1872'de Ehl-i sünnet itikadına aykırı sözleri yüzünden İstanbul'dan kovulup, Mısır'a gelen Cemaleddin Efgani ile tanışıp, onun derslerine devam etti. Onun din ve siyasette ıslah adını verdiği reformcu fikirlerinin tesirinde kaldı. Bu suretle İslam alimlerinin nakli esas alıp, aklı onun hizmetçisi yapan yolundan ayrıldı. Bundan sonra dini meselelerde İslam alimlerine bağlı kalmadan kendi görüşüyle konuşmaya ve hüküm vermeye başladı. Fransızcayı öğrenerek bu dille yazılmış eserleri okudu. Avrupalı müsteşriklerin (doğu ilimleri ile uğraşan Avrupalıların) tesirinde kaldı. Felsefi fikir…

AdSense Yetersiz İçerik Sorununun Çözümü

AdSense Yetersiz İçerik Sorunu Evet arkadaşlar, birçok site sahibinin AdSenseyi tercih etmesinin sebebi malumdur,
AdSense bu konuda dünyanın en iyisidir, bu nedenle`de AdSense siteleri bir takım kriterlere uyup uymadığı konusunda inceler ve uygun olan sitelere onay verir.
Bu kriterlerin ne olduğuna AdSense Politikalarını inceleyerek bakabilirsiniz.

Tabi kullanıcılar bu kriterleri bilmelerine ve bu kriterlere uygun site ve yayın yapmalarına rağmen bir türlü sitelerine onay alamamaktadır.

Bende bu kişilerden biriydim ve çok sıkıntılar çektim, 
Belkide AdSenseden en kolay onay alan, en kolay kaybeden, ve en zor geri alan birisiyimdir.

Maruz kaldığım tüm bu sorunlar neticesinde edindiğim tecrübeyi sizlere aktararak AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü nü anlatmaya çalışacağım, umarım sizlere bir faydam dokunur. 


İnternet`de AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü ile ilgili konuları araştırdığımızda hemen hemen hepsinde yetersiz içerik sorununun nedeni olarak, sitedeki içerik (yayın) sayısı…

Abant Gölü-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABANT GÖLÜ Türkiye’nin kuzeybatı kesiminde, Bolu ilinin güney batısında etrafı çamlık tepelerle çevrili, tabii manzarası çok güzel bir göl. 
Batı Karadeniz sıradağlarına dahil, Bolu, Düzce ve Mudurnu arasında uzanan Abant Dağlarının kuzey batısında olup, Bolu’nun 34 km güney batısında yer alır. 
Yüzölçümü 1.28 kilometrekaredir. Denizden yüksekliği 1298 metredir. Abant Deresi vadisinde heyelan sonucu meydana gelmiş set (tabii baraj) gölüdür. 
Suyunun bir kısmı Abant Deresi ile Bolu Çayına dökülür. Suyu tatlı ve durudur. Gölün suyu o derece berraktır ki, 20-25 m derinlikteki taşlar görülür. 
Etraftaki çamları ve yeşilliği bir ayna gibi aksettirir. Gölün etrafı çam, kayın, gürgen ve köknar ağaçları ile süslüdür. 
Kuzeybatı bölümünde geniş bir alanı kaplayan yarı bataklık, hızla genişleyerek zamanla gölün daralmasına sebep olmuştur.
Kıyı boyunca 7600 m uzunluğunda bir gezinti yolu vardır. Gölde sandal, kayık ve motorla gezilir. Şiddetli kışlarda göl buz tutar. 
Etrafını çevreleyen dağlar kış sporlarına e…

Abdullah-I Dehlevi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH-I DEHLEVİ Yeni Rehber AnsiklopedisiHindistan'da yetişen alimlerin ve evliyanın büyüklerinden. İnsanlara hak yolu anlatan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük alim ve velilerin yirmi sekizincisidir. Peygamber efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Gulam-ı Ali diye bilinir. Babasının ismi Abdüllatif'tir. 1745 (H. 1158)te Hindistan'ın Pencap eyaletinin Bitale kasabasında doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi'de vefat etti.


Babası Abdüllatif Efendi, rüyasında hazret-i Ali'yi görerek onun emri ile adını Ali koydu. Annesi ise Abdülkadir-i Geylani'yi gördüğünden dolayı Abdülkadir koydu. Fakat kendisine rüyasında Peygamber efendimizin Abdullah diye hitab etmesi üzerine Abdullah diye meşhur oldu. Küçük yaşta dini ilimleri öğrenmeye başladı. On üç yaşına geldiğinde, babası onu Delhi'ye götürüp Nasırüddin Kadiri hazretlerinden ilim öğrenmesi için çalıştı.
 Ancak o sırada Nasirüddin Kadiri vefat ettiği için görüşmek mümkün olmadı. Delhi&#…
Bumerang - Yazarkafe   Bumerang - YazarkafeBumerang - Yazarkafe   Bumerang - Yazarkafe

Nasıl Buldunuz?