FB Pin G+ Blogcum Ana içeriğe atla




19- MERYEM SURESI


Meryem sûresi, 98 (doksansekiz) âyet olup Mekke'de nâzil olmustur. Bazi tefsircilere göre 58. âyet, bazilarina göre de 71. âyet Medine'de nâzil olmustur. Bu sûre, diger bahisler yaninda, özellikle Hz. Meryem'den ve onun Hz. Isa'yi dünyaya getirmesinden bahsetmesi sebebiyle "Meryem sûresi" adini almistir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla. 

l. Kâf. Hâ. Yâ. Ayn. Sâd. 

2. (Bu,) Rabbinin, Zekeriyya kuluna rahmetinin anilmasidir. 

3. Hani o, gizli bir sesle Rabbine niyaz etmisti: 

4. Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayifladi, saçim basim agardi. Ve ben, Rabbim, sana (ettigim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadim. 

5. Dogrusu ben, arkamdan is basina geçecek olan yakinlarimdan endise ediyorum. Karim da kisirdir. Tarafindan bana bir veli (ogul) ver. 

6. Ki o bana vâris olsun; Ya'kub hanedanina da vâris olsun. Rabbim, onu rizana lâyik kil! 

7. (Allah söyle buyurdu:) Ey Zekeriyya! Biz sana bir ogul müjdeleriz ki, onun adi Yahya'dir. Daha önce ona kimseyi adas yapmadik. 

8. Zekeriyya: Rabbim! dedi, karim kisir oldugu, ben de ihtiyarligin son sinirina vardigim halde, benim nasil oglum olabilir? 

9. Allah: Öyledir, dedi; Rabbin: O bana kolaydir. Daha önce, sen hiçbir sey degilken seni de yaratmistim, buyurdu. 

10. O: Rabbim! dedi, (çocugum olacagina dair) bana bir isaret ver. Allah: Sana isaret, sapasaglam oldugun halde üç gün insanlarla konusamamandir, buyurdu. 

11. Bunun üzerine Zekeriyya, mâbetten kavminin karsisina çikarak onlara: "Sabah aksam tesbihte bulunun" diye isaret verdi. 

12. "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) vargücünle saril!" (dedik) ve henüz sabi iken ona (ilim ve) hikmet verdik. 

13. Tarafimizdan ona kalp yumusakligi ve temizlik de (verdik). O, çok sakinan bir kimse idi. 

14. Ana-babasina çok iyi davranirdi; o, isyankâr bir zorba degildi. 

15. Dogdugu gün, ölecegi gün ve diri olarak kabirden kaldirilacagi gün ona selam olsun! 

16. (Resûlüm! ) Kitap'ta Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrilarak dogu tarafinda bir yere çekilmisti. 

17. Meryem, onlarla kendi arasina bir perde çekmisti. Derken, biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan seklinde göründü. 

18. Meryem dedi ki: Senden, çok esirgeyici olan Allah'a siginirim! Eger Allah'tan sakinan bir kimse isen (bana dokunma). 

19. Melek: Ben, yalnizca, sana tertemiz bir erkek çocuk bagislamam için Rabbinin bir elçisiyim, dedi. 

20. Meryem: Bana bir insan eli degmedigi, iffetsiz de olmadigim halde benim nasil çocugum olabilir? dedi. 

21. Melek: Öyledir, dedi; (zira) Rabbin buyurdu ki: Bu bana kolaydir. Çünkü biz, onu insanlara bir delil ve kendimizden bir rahmet kilacagiz. Bu, hüküm ve karara baglanmis (ezelde olup bitmis) bir is idi. 

22. Meryem ona hamile kaldi. Bunun üzerine onunla (karnindaki çocukla) uzak bir yere çekildi. 

23. Dogum sancisi onu bir hurma agacina (dayanmaya) sevketti. "Keske, dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!" 

24. Asagisindan (Isa yahut melek) ona söyle seslendi: "Tasalanma! Rabbin senin alt yaninda bir su arki vücuda getirmistir." 

25. "Hurma dalini kendine dogru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün." 

26. "Ye, iç. Gözün aydin olsun! Eger insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah'a oruç adadim; artik bugün hiçbir insanla konusmayacagim." 

27. Nihayet onu (kucaginda) tasiyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen igrenç bir sey yaptin! 

28. Ey Harun'un kiz kardesi! Senin baban kötü bir insan degildi; annen de iffetsiz degildi. 

29. Bunun üzerine Meryem çocugu gösterdi. "Biz, dediler, besikteki bir sabî ile nasil konusuruz?" 

30. Çocuk söyle dedi: "Ben, Allah'in kuluyum. O, bana Kitab'i verdi ve beni peygamber yapti." 

31. "Nerede olursam olayim, O beni mübarek kildi; yasadigim sürece bana namazi ve zekâti emretti." 

32. "Beni anneme saygili kildi; beni bedbaht bir zorba yapmadi." 

33. "Dogdugum gün, ölecegim gün ve diri olarak kabirden kaldirilacagim gün esenlik banadir." 

34. Iste, hakkinda süphe ettikleri Meryem oglu Isa -hak söz olarak- budur. 

35. Allah'in bir evlât edinmesi, olur sey degildir. O, bundan münezzehtir. Bir ise hükmettigi zaman, ona sadece "Ol!" der ve hemen olur. 

36. (Isa sunu da söyledi:) Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O'na kulluk ediniz. Iste dogru yol budur. 

37. Sonra guruplar kendi aralarinda ayriliga düstüler. Büyük güne sahit olundugu zamanda vay o kâfirlerin haline! 

38. Onlar, bizim huzurumuza çikacaklari gün (baslarina gelecek olanlari) ne iyi duyarlar ve ne iyi görürler (bir görsen)! Fakat o zalimler bugün açik bir sapiklik içindedirler. 

39. (Resûlüm!) Sen onlari pismanlik ve üzüntü günü hakkinda uyar. Çünkü onlar bir gafletin içine dalmis olduklari halde ve henüz iman etmemisken (bakarsin) is olup bitmistir. 

40. Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz (her sey gider, biz kaliriz) ve onlar ancak bize döndürülürler. 

41. Kitap'ta Ibrahim'i an. Zira o, sidki bütün bir peygamberdi. 

42. Bir zaman o babasina dedi ki: Babacigim! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda saglamayan bir seye niçin taparsin? 

43. Babacigim! Hakikaten sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyle ise bana uy ki, seni düz yola çikarayim. 

44. Babacigim! Seytana kulluk etme! Çünkü seytan, çok merhametli olan Allah'a âsi oldu. 

45. Babacigim! Allah tarafindan sana azap dokunup da seytanin yakini olmandan korkuyorum. 

46. (Babasi:) Ey Ibrahim! dedi, sen benim tanrilarimdan yüz mü çeviriyorsun? Eger vazgeçmezsen, andolsun seni taslarim! Uzun bir zaman benden uzak dur! 

47. Ibrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için magfiret dileyecegim. Çünkü O bana karsi çok lütufkârdir. 

48. Sizden de, Allah'in disinda taptiginiz seylerden de uzaklasiyor ve Rabbime yalvariyorum. Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmemle bedbaht (emegi bosa gitmis) olmam. 

49. Nihayet Ibrahim onlardan ve Allah'tan baska taptiklari seylerden uzaklasip bir tarafa çekildigi zaman biz ona Ishak ve Yâ'kub'u bagisladik ve her birini peygamber yaptik. 

50. Onlara rahmetimizden bagista bulunduk; kendilerine hakli ve yüksek bir söhret nasip ettik. 

51. (Resûlüm!) Kitap'ta Musa'yi da an. Gerçekten o ihlâs sahibi idi ve hem resûl, hem de nebî idi. 

52. Ona Tûr'un sag tarafindan seslendik ve onu, fisildasan kimse kadar (kendimize) yaklastirdik. 

53. Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardesi Harun'u bir peygamber olarak armagan ettik. 

54. (Resûlüm!) Kitap'ta Ismail'i de an. Gerçekten o, sözüne sâdikti, resûl ve nebî idi. 

55. Halkina namazi ve zekâti emrederdi; Rabbi nezdinde de hosnutluk kazanmis bir kimse idi. 

56. Kitapta Idris'i de an. Hakikaten o, pek dogru bir insan, bir peygamberdi. 

57. Onu üstün bir makama yücelttik. 

58. Iste bunlar, Allah'in kendilerine nimetler verdigi peygamberlerden, Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) tasidiklarimizdan, Ibrahim ve Israil (Ya'kub) 'in soyundan, dogruya ulastirdigimiz ve seçkin kildigimiz kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'in âyetleri okundugunda aglayarak secdeye kapanirlardi. 

59. Nihayet onlarin pesinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazi biraktilar; nefislerinin arzularina uydular. Bu yüzden ileride sapikliklarinin cezasini çekecekler. 

60. Ancak tevbe edip, iman eden ve iyi davranista bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, cennete, girecekler. Ve hiç bir haksiglaga ugratilmayacaklardir. 

61. O cennet, çok merhametli olan Allah'in, kullarina giyaben vâdettigi Adn cennetleridir. Süphesiz O'nun vâdi yerini bulacaktir. 

62. Orada bos söz degil, hos söz duyarlar. Ve orada, sabah-aksam kendilerine ait riziklari vardir. 

63. Kullarimizdan, takvâ sahibi kimselere verdigimiz cennet iste budur. 

64. Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamizda ve bunlar arasinda olan her sey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan degildir. 

65. (O) göklerin, yerin ve ikisi arasindaki seylerin Rabbidir. Su halde O'na kulluk et; O'na kulluk etmek için sabirli ve metânetli ol. O'nun bir adasi (benzeri) oldugunu biliyor musun? (Asla benzeri yoktur). 

66. Insan der ki: "Öldügüm zaman sahi diri olarak (kabrimden) çikarilacak miyim?" 

67. Insan düsünmez mi ki, daha önce o hiçbir sey olmadigi halde biz kendisini yaratmisizdir? 

68. Öyle ise, Rabbine andolsun ki, muhakkak surette onlari seytanlarla birlikte mahserde toplayacagiz; sonra onlari diz üstü çökmüs vaziyette cehennemin çevresinde hazir bulunduracagiz. 

69. Sonra her milletten, rahman olan Allah'a en çok âsi olanlar hangileri ise çekip ayiracagiz. 

70. Sonra, orayi boylamaya daha çok müstahak olanlari elbette biz daha iyi biliriz. 

71. Içinizden, oraya ugramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinlesmis bir hükümdür. 

72. Sonra biz, Allah'tan sakinanlari kurtaririz; zalimleri de diz üstü çökmüs olarak orada birakiriz. 

73. Kendilerine âyetlerimiz ayan beyan okundugu zaman inkâr edenler, iman edenlere: Iki topluluktan hangisinin (hangimizin) mevki ve makami daha iyi, meclis ve toplulugu daha güzeldir? dediler. 

74. Onlardan önce de, esya ve görünüs bakimindan daha güzel olan nice nesiller helâk ettik. 

75. De ki: Kim sapiklikta ise, çok merhametli olan Allah ona mühlet versin! Nihayet kendilerine vâdolunan seyi -ya azabi (müminler karsisinda yenilgiyi), veya kiyameti- gördükleri zaman, mevki ve makami daha kötü ve askeri daha zayif olanin kim oldugunu ögreneceklerdir. 

76. Allah, dogru yola gidenlerin hidayetini artirir. Sürekli kalan iyi isler, Rabbinin nezdinde hem mükâfat bakimindan daha hayirli, hem de âkibetçe daha iyidir. 

77. (Resûlüm!) Âyetlerimizi inkâr eden ve "Muhakkak surette bana mal ve evlât verilecek" diyen adami gördün mü? 

78. O, gaybi mi bildi, yoksa Allah'in katindan bir söz mü aldi? 

79. Kesinlikle hayir! Biz onun söyledigini yazacagiz ve azabini uzattikça uzatacagiz. 

80. Onun dedigine biz vâris oluruz, (mali ve evlâdi bize kalir); kendisi de bize yapayalniz gelir. 

81. Onlar, kendilerine bir itibar ve kuvvet (vesilesi) olsun diye Allah'tan baska tanrilar edindiler. 

82. Hayir, hayir! (Taptiklari), onlarin ibadetlerini tanimayacaklar ve onlara hasim olacaklar. 

83. (Resûlüm!) Görmedin mi? Biz, kâfirlerin üzerine, kendilerini iyice (isyankârliga) sevkeden seytanlari gönderdik. 

84. Öyle ise onlar hakkinda acele etme. Biz onlar için (günlerini) teker teker sayiyoruz. 

85. Takvâ sahiplerini heyet halinde çok merhametli olan Allah'in huzurunda toplayacagimiz gün. 

86. Günahkârlari da susuz olarak cehenneme süreceyiz. 

87. O gün Rahmân (olan Allah)'in nezdinde söz ve izin alandan baskalarinin sefâata güçleri yetmeyecektir. 

88. "Rahmân çocuk edindi" dediler. 

89. Hakikaten siz, pek çirkin bir sey ortaya attiniz. 

90. Bundan dolayi, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarilacak, daglar yikilip düsecektir! 

91. Rahmân'a çocuk isnadinda bulunmalari yüzünden. 

92. Halbuki çocuk edinmek Rahmân'in sanina yakismaz. 

93. Göklerde ve yerde olan herkes istisnasiz, kul olarak Rahmân'a gelecektir. 

94. O, bunlarin hepsini kusatmis ve sayilarini tesbit etmistir. 

95. Bunlarin hepsi de kiyamet gününde O'nun huzuruna tek basina (yapayalniz) gelecektir. 

96. Iman edip de iyi davranislarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktir. 

97. (Resûlüm!) Biz Kur'an'i, sadece, onunla Allah'tan sakinanlari müjdeleyesin ve siddetle karsi çikan bir toplulugu uyarasin diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylastirdik. 

98. Biz, onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Sen, onlardan herhangi birinden (bir varlik emâresi) hissediyor veya onlara ait ciliz bir ses isitiyor musun? 

Yorumlar

Tüm Zamanların En Çok Okunan Yayınları

Kahvenin Çeşitli Faydaları

Kahvenin zayıflamaya etkisiKahvenin zayıflamaya olan etkisinin nedeni Kahvenin içinde bulunan kafein , niasin , mikro elementler ve antioksidanlar olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor.



Metabolizmayı hızlandırıyor. Metabolizmayı azda olasa hızlandıran kahve ,  Kişinin dinlenirken harcadığı enerji tüketiminin artmasını sağlıyor.
Beyne olan kan akışını arttırıyor ve kişinin kendisini daha zinde hissetmesini ve dikkat yoğunluğunun artmasını sağlıyor.

Sütlü kahve Sütlü kahve içildiği zaman vücuda dengeli protein karbonhidrat ve yağ girişi sağlanıyor böylelikle kişi daha uzun sure tokluk hissediyor.
insülin direncini kırıcı etkisinden dolayı tatlı ihtiyacınızı azaltır. Canınız tatlı çektiğinde kahve içerseniz bu ihtiyacınızın giderildiğini göreceksiniz.

Şeker hastaları dikkat Yaşlılarda hafızayı güçlendiriyor Araştırmalar sonucunda şeker hastalığını önlemede etkili olabileceği sonucuna varılıyor.
Düzenli tüketildiğinde ise alzheimer ve parkinson hastalıklarına karşı koruyucu olabileceği konusunda çal…

Kahvenin Zararları

Kahvenin zararları Sevenlerini Üzecek.Kahvenin dikkat dağınıklığı ve yorgunluğa  iyi geldiği herkes tarafından biliniyor.
Fakat fazla tüketildiğinde bu geçici faydalarından da, nasiplenemez aksine çok ciddi zararlar görebilirsiniz,  Aman dikkat!
Kahvenin gün içinde 3\4 fincan tüketilmesi Tansiyonunuzu yükseltebilir Edinburgh Üniversitesinin günde 4\5 fincan kahve içenlerin üzerinde yaptığı araştırmada, kandaki basıncın hızla yükseldiği görüldü. 
Yapılan testler sonucunda, fazla kahve tüketimi tansiyonu hızla yükselttiği gözlemlendi.

Mide ülseri olanlar kahve tüketirken dikkatli olmalı! Tabiki kahvenin mide ülserine yol açtığı yoktur, Fakat hali hazırda ülser gibi bir rahatsızlığınız varsa, kahve tüketmeniz rahatsızlığınızı arttıracaktır. 
Bu nedenle ülserli kişiler kahve tüketiminden kaçınmalıdır.

Şeker hastaları da kahveden uzak durmalı Amerikalı bilim adamlarının yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, Yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle  birlikte tüketilen kahvenin  Tip2 şeker hastalığını kö…

Abdest-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDEST Alm. Rituelle Waschung (f), Fr. Ablution (f), İng. Ritual Ablution. İslamiyette ibadetlerden önce yapılan temizlik (hadesten taharet). 
Abdest kelimesi; “el suyu, el yıkama suyu” anlamında Farsça birleşik bir kelimedir. Arapçada ise "vudu" denir. Bu da temizlik, güzellik anlamındadır. Vahiy meleği Cebrail aleyhisselam, ilk vahyi getirdikten sonra Mekke'nin yukarısındaki vadide Peygamber efendimizin yanında abdest aldı. O da melekten gördüğü gibi abdest aldı. Böylece İslamiyette ilk abdest alınmış oldu. 


Bundan sonra Cebrail aleyhisselam imam oldu, iki rek'at namaz kıldılar. Sonra melek göklere doğru yükselip gözden kayboldu. Peygamber efendimiz büyük bir ferahlık içinde evine döndü. Durumu hanımı hazret-i Hadice'ye anlattı; ona melekten gördüğü gibi abdest almayı öğretti ve iki rek'at namaz kıldırdı.
Böylece İslamiyetin başlangıcında abdest ve namaz ibadeti de yapılmaya başlandı. Abdestle ilgili olarak Kur'an-ı kerimin Maide suresi altıncı ayet-i kerimesinde m…

Abdi İpekçi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDİ İPEKÇİ  Gazeteci, yazar. 1929 senesinde İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lilesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 
Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürütenAbdi İpekçi,

Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. Hayatı boyunca Atatürk ilkelerinin ve özellikle laikliğin savunuculuğunu yaptı.  1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında bir terörist tarafından öldürüldü. Abdi İpekçi’nin Afrika, İhtilalin İçyüzü, Dünyanın Dört Bucağından gibi eserleri var…

AdSense Yetersiz İçerik Sorununun Çözümü

AdSense Yetersiz İçerik Sorunu Evet arkadaşlar, birçok site sahibinin AdSenseyi tercih etmesinin sebebi malumdur,
AdSense bu konuda dünyanın en iyisidir, bu nedenle`de AdSense siteleri bir takım kriterlere uyup uymadığı konusunda inceler ve uygun olan sitelere onay verir.
Bu kriterlerin ne olduğuna AdSense Politikalarını inceleyerek bakabilirsiniz.

Tabi kullanıcılar bu kriterleri bilmelerine ve bu kriterlere uygun site ve yayın yapmalarına rağmen bir türlü sitelerine onay alamamaktadır.

Bende bu kişilerden biriydim ve çok sıkıntılar çektim, 
Belkide AdSenseden en kolay onay alan, en kolay kaybeden, ve en zor geri alan birisiyimdir.

Maruz kaldığım tüm bu sorunlar neticesinde edindiğim tecrübeyi sizlere aktararak AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü nü anlatmaya çalışacağım, umarım sizlere bir faydam dokunur. 


İnternet`de AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü ile ilgili konuları araştırdığımızda hemen hemen hepsinde yetersiz içerik sorununun nedeni olarak, sitedeki içerik (yayın) sayısı…

Hızır Aleyhisselam-Yeni Rehber Ansiklopedisi

HIZIR ALEYHİSSELÂM  İbrâhim aleyhisselâmdan sonra yaşamış bir peygamber veya velî. Avrupa ve Asya kıtalarına hâkim olan Zülkarneyn aleyhisselâmın askerinin kumandanı ve teyzesinin oğludur. 
İsminin, Belkâ bin Melkan, künyesinin Ebü’l-Abbâs olduğu ve soyunun Nûh aleyhisselâmın Sam isimli oğluna dayandığı bildirilmiştir.


 Bâzıları da Hızır aleyhisselâmın İsrâiloğullarından olduğunu söylemişlerdir. Hızır lakabıyla meşhur olmasının sebebi, kuru bir yere oturup kalktığı zaman, oranın yeşerip yemyeşil olmasından dolayıdır. 
Sahîh-i Buhârî’de bildirilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber efendimiz; “Hızır (aleyhisselâm), otsuz kuru bir yerde oturduğunda, o yer birdenbire yemyeşil olur, peşi sıra dalgalanırdı.” buyurdu.  Mûsâ aleyhisselâmla görüşüp yolculuk yaptı. Fakat vefâtından sonra rûhu insan şeklinde gözüküp, garîblere yardım etmektedir. 
Hızır aleyhisselâm, Allahü teâlânın sevgili kullarındandı. Doğdu, büyüdü ve vefât etti. Ancak Allahü teâlâ onun rûhuna insan şeklinde görünmek ve kıyâmete kadar…

Abdullah-ı İlahi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH-I İLAHİ  Anadolu'da yetişen evliyanın büyüklerinden. İsmi Abdullah'dır. Molla İlahi, Şeyh-i Simavi olarak da bilinir. O zamanki Germiyan vilayetinin (Kütahya'nın), Simav kasabasında doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1490 (H. 896) senesinde Rumeli Vardar Yenicesinde vefat etti.Kabri oradadır.


İlk öğrenimini doğum yerinde yapan Abdullah-ı İlahi daha sonra İstanbul'a giderek Zeyrek Medresesine girdi. Zamanın en meşhur alimlerinin derslerinde bulundu. Hocası Alaaddin Ali Tusi ile birlikte İran'a gitti.  Yeni rehber ansiklopedisi Kirman'da hocasının ve diğer alimlerin derslerine devam etti. Daha sonra Semerkand'a gidip devrin en meşhur velisi, Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerine talebe olup, onun sohbetlerinde bulundu ve tasavvufta yetişti. 
İcazet (diploma) aldıktan sonra hocasının işaretiyle Buhara'ya gitti. Şah-ı Nakşibend hazretlerinin kabrini ziyaret edip, burada bir yıl kaldı. 
İbadetle meşgul oldu. Sonra Semerkand'a dönüp hocasının sohbetlerine…

Çocuklarda Davranış Bozuklukları

Davranış Bozukluğu NedirGünümüz hızlı tüketim dünyasında sıklıkla karşımıza çıkan bir sorundur. Çocukların öfke kontrolü yapamaması veya kendisiyle çatışma haline girme durumunda ortaya çıkan davranışlardır. Davranış bozukluğu olan çocuklar kendilerini kontrol etmekte güçlük çeker.


Otoriteye itaat etmek onlar için neredeyse imkansızdır. Kendi dünyalarında sürekli bir iç çatışma halinde olduklarından öfkelerini bastırmakta güçlük yaşarlar. Bu öfkeli durum dış dünyalarına genelde saldırganlık olarak yansır. 
Ailelerine ve çevrelerine karşı sesleri hep yüksektir. Vurma, kırma ve hatta çalma eylemleri içine girerler. Bu tip çocuklar iletişime kapalıdırlar. Karşı bir otoritenin kendileriyle iletişime geçmesini istemezler. Bu onları daha da öfkelendirir. 
Sosyal hayata uyum zorluğu yaşayan bu çocuklar bulundukları ortamlarda hemen fark edilir. Sürekli mutsuz ve depresif bir görünüm sergileyerek etraflarına negatif bir enerji saçarlar.
Davranış Bozukluğu Kimlerde GörülürSon zamanlarda yapılan ar…

Abdullah-I Dehlevi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH-I DEHLEVİ Yeni Rehber AnsiklopedisiHindistan'da yetişen alimlerin ve evliyanın büyüklerinden. İnsanlara hak yolu anlatan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük alim ve velilerin yirmi sekizincisidir. Peygamber efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Gulam-ı Ali diye bilinir. Babasının ismi Abdüllatif'tir. 1745 (H. 1158)te Hindistan'ın Pencap eyaletinin Bitale kasabasında doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi'de vefat etti.


Babası Abdüllatif Efendi, rüyasında hazret-i Ali'yi görerek onun emri ile adını Ali koydu. Annesi ise Abdülkadir-i Geylani'yi gördüğünden dolayı Abdülkadir koydu. Fakat kendisine rüyasında Peygamber efendimizin Abdullah diye hitab etmesi üzerine Abdullah diye meşhur oldu. Küçük yaşta dini ilimleri öğrenmeye başladı. On üç yaşına geldiğinde, babası onu Delhi'ye götürüp Nasırüddin Kadiri hazretlerinden ilim öğrenmesi için çalıştı.
 Ancak o sırada Nasirüddin Kadiri vefat ettiği için görüşmek mümkün olmadı. Delhi&#…

Abduh-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDUH  Mısırlı yazar ve din adamı. İsmi Muhammed Abduh olup, Abduh diye meşhur olmuştur. 1849'da Mısır'da doğdu. 1905'te yine burada öldü. İlk tahsiline Tanta'da başladı. Bir müddet sonra medreseyi terk ederek köyüne döndü ve ziraatle meşgul oldu. Babasının ısrarı ile tekrar tahsile başladı.


1866'da Kahire'ye giderek Cami-ül-Ezher Medresesine girdi. Bu sırada tasavvufla meşgul oldu. 1872'de Ehl-i sünnet itikadına aykırı sözleri yüzünden İstanbul'dan kovulup, Mısır'a gelen Cemaleddin Efgani ile tanışıp, onun derslerine devam etti. Onun din ve siyasette ıslah adını verdiği reformcu fikirlerinin tesirinde kaldı. Bu suretle İslam alimlerinin nakli esas alıp, aklı onun hizmetçisi yapan yolundan ayrıldı. Bundan sonra dini meselelerde İslam alimlerine bağlı kalmadan kendi görüşüyle konuşmaya ve hüküm vermeye başladı. Fransızcayı öğrenerek bu dille yazılmış eserleri okudu. Avrupalı müsteşriklerin (doğu ilimleri ile uğraşan Avrupalıların) tesirinde kaldı. Felsefi fikir…
Bumerang - Yazarkafe   Bumerang - YazarkafeBumerang - Yazarkafe   Bumerang - Yazarkafe

Nasıl Buldunuz?