FB Pin G+ Blogcum Ana içeriğe atla




16-en-NAHL


Nahl sûresi 128 (yüzyirmisekiz) âyet olup, son üç âyeti Medine'de, digerleri Mekke'de inmistir. 68. âyette bal arisindan söz edildigi için sûreye bu ad verilmistir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla. 

1. Allah'in emri gelmistir. Artik onu istemekte acele etmeyin. Allah, onlarin kostuklari ortaklardan uzak ve yücedir. 

2. Allah kendi emriyle melekleri, kullarindan diledigi kimseye vahiy ile, "Benden baska tanri olmadigina dair (kullarimi) uyarin ve benden korkun" diye gönderir. 

3. (Allah) gökleri ve yeri hak ile yaratti. O, kostuklari ortaklardan münezzehtir. 

4. O, insani bir damla sudan yaratti. Fakat bakarsin ki (insan) Rabbine apaçik bir hasim oluvermistir. 

5. Hayvanlari da O yaratti. Onlarda sizin için isitici (seyler) ve birçok faydalar vardir. Onlardan bir kismini da yersiniz. 

6. Sizin için onlardan ayrica aksamleyin getirirken, sabahleyin saliverirken bir güzellik (bir zevk) vardir. 

7. Bu hayvanlar sizin agirliklarinizi, ancak güçlüklere katlanarak varabileceginiz bir memlekete tasirlar. Süphesiz Rabbiniz çok sefkatli, pek merhametlidir. 

8. Atlari, katirlari ve esekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yaratti). Allah su anda bilemeyeceginiz daha nice (nakil vasitalari) yaratir. 

9. Yolun dogrusu Allah'indir. Yolun egrisi de vardir. Allah dileseydi hepinizi dogru yola iletirdi. 

10. Gökten suyu indiren O'dur. Ondan hem size içecek vardir, hem de hayvanlarinizi otlatacaginiz bitkiler. 

11. (Allah) su sayesinde sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve diger meyvelerin hepsinden bitirir. Iste bunlarda düsünen bir toplum için büyük bir ibret vardir. 

12. O, geceyi, gündüzü, günesi ve ayi sizin hizmetinize verdi. Yildizlar da Allah'in emri ile hareket ederler. Süphesiz ki bunlarda aklini kullananlar için pek çok deliller vardir. 

13. Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattiklarinda da ögüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardir. 

14. Içinden taze et (balik) yemeniz ve takacaginiz bir süs (esyasi) çikarmaniz için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (sulari) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramaniz ve nimetine sükretmeniz içindir. 

15. Sizi sarsmamasi için yeryüzünde saglam daglari, yolunuzu bulmaniz için de irmaklari ve yollari yaratti. 

16. Daha nice alâmetler (yaratti). Onlar, yildizlarla da yollarini dogrulturlar. 

17. O halde, yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Hâla düsünmüyor musunuz? 

18. Allah'in nimetini saymaya kalksaniz, onu sayamazsiniz. Hakikaten Allah çok bagislayan, pek esirgeyendir. 

19. Allah, gizlediginizi de açikladiginizi da bilir. 

20. Allah'i birakip da taptiklari (putlar), hiçbir sey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratilmislardir. 

21. Onlar diriler degil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. 

22. Ilâhiniz bir tek Tanridir. Fakat ahirete inanmayanlar var ya, onlarin kalpleri inkârci, kendileri de böbürlenen kimselerdir. 

23. Hiç süphesiz Allah, onlarin gizleyeceklerini de açiklayacaklarini da bilir. O, büyüklük taslayanlari asla sevmez. 

24. Onlara: Rabbiniz ne indirdi? denildigi zaman, "Öncekilerin masallarini" derler. 

25. Kiyamet gününde kendi günahlarini tam olarak tasimalari ve bilgisizce saptirmakta olduklari kimselerin günahlarindan da bir kismini yüklenmeleri için (öyle derler). Bak ki yüklenecekleri sey ne kötüdür! 

26. Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmislardi. Sonunda Allah da onlarin binalarini temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmisti. 

27. Sonra kiyamet gününde (Allah), onlari rezil eder ve der ki: "Kendileri hakkinda (müminlere) düsman kesildiginiz ortaklarim nerede?" Kendilerine ilim verilmis olanlar derler ki: "Süphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir." 

28. Kendilerine haksizlik ederlerken meleklerin canlarini aldiklari kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmiyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara söyle der:) "Hayir, Allah, sizin yaptiklarinizi elbette çok iyi bilendir." 

29. "O halde, içinde ebedî kalacaginiz cehennemin kapilarindan girin! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!" 

30. (Kötülüklerden) sakinanlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiginde, "Hayir (indirdi)" derler. Bu dünyada güzel davrananlara, güzel mükâfat vardir. Ahiret yurdu ise daha hayirlidir. Takvâ sahiplerinin yurdu gerçekten güzeldir! 

31. (O yurt,) girecekleri, zemininden irmaklar akan Adn cennetleridir. Onlar için orada kendilerine diledikleri her sey vardir. Iste Allah, takvâ sahiplerini böyle mükâfatlandirir. 

32. (Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmis oldugunuz (iyi) islere karsilik cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarini aldiklari kimselerdir. 

33. (Kâfirler) kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rablerinin emrinin gelmesinden baska bir sey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmislardi. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardi. 

34. Sonunda yaptiklarinin cezasi onlara ulasti ve alay etmekte olduklari sey onlari çepeçevre kusativerdi. 

35. Ortak kosanlar dediler ki: "Allah dileseydi ne biz ne de babalarimiz ondan baskasina tapardik. Onun emri olmadan hiçbir seyi de haram kilmazdik." Onlardan öncekiler de böyle yapmislardi. Peygamberlerin üzerine açik seçik tebligden baska bir sey düser mi! 

36. Andolsun ki biz, "Allah'a kulluk edin ve Tâgut'tan sakinin" diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah, onlardan bir kismini dogru yola iletti. Onlardan bir kismi da sapikligi hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasil olmustur! 

37. (Resûlüm!) Sen, onlarin hidayete ermelerine çok düskünlük göstersen de bil ki Allah, saptirdigi kimseyi (dilemezse) hidayete erdirmez. Onlarin yardimcilari da yoktur. 

38. Onlar: "Allah ölen bir kimseyi diriltmez" diye olanca güçleriyle Allah'a and içtiler. Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karsi gerçek bir vâdidir. Fakat insanlarin çogu bilmez. 

39. Hakkinda ihtilaf ettikleri seyi onlara açiklamasi ve kâfir olanlarin da kendilerinin yalancilar olduklarini bilmeleri için (Allah onlari diriltecek). 

40. Biz, bir seyin olmasini istedigimiz zaman, ona (söyleyecek) sözümüz sadece "Ol" dememizdir. Hemen oluverir. 

41. Zulme ugradiktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onlari dünyada güzel bir sekilde yerlestirecegiz. Eger bilirlerse ahiretin mükâfati elbette daha büyüktür. 

42. (Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir. 

43. Senden önce de, kendilerine vahyettigimiz kisilerden baskasini peygamber olarak göndermedik. Eger bilmiyorsaniz, bilenlere sorun. 

44. Apaçik mucizeler ve kitaplarla (gönderildiler). Insanlara, kendilerine indirileni açiklaman için ve düsünüp anlasinlar diye sana da bu Kur'an'i indirdik. 

45. Kötülük tuzaklari kuranlar, Allah'in, kendilerini yere geçirmeyeceginden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabin gelmeyeceginden emin mi oldular? 

46. Yahut onlar dönüp dolasirlarken Allah'in kendilerini yakalamayacagindan emin mi oldular? Onlar (Allah'i) âciz birakacak degillerdir. 

47. Yoksa Allah'in kendilerini yavas yavas tüketerek cezalandirmayacagindan (emin mi oldular)? Kuskusuz Rabbin çok sefkatli, pek merhametlidir. 

48. Allah'in yarattigi herhangi bir seyi görmediler mi? Onun gölgeleri, küçülerek ve Allah'a secde ederek saga sola döner. 

49. Göklerde bulunanlar, yerdeki canlilar ve bütün melekler, büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler. 

50. Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar. 

51. Allah buyurdu ki: Iki tanri edinmeyin! O ancak bir Tanri'dir. O halde yalniz benden korkun! 

52. Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur, din de yalniz O'nundur. O halde Allah'tan baskasindan mi korkuyorsunuz? 

53. Nimet olarak size ulasan ne varsa, Allah'tandir. Sonra size bir zarar dokundugu zaman dayalniz O'na yalvarirsiniz. 

54. Sonra da sizden o zarari giderdiginde, içinizden bir zümre, hemen Rablerine ortak kosarlar! 

55. Kendilerine verdiklerimize karsilik nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanin; fakat yakinda hakikati bileceksiniz! 

56. Bir de kendilerine rizik olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri seylere (putlara) pay ayiriyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte oldugunuz seylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz! 

57. Onlar, kizlarin Allah'a ait oldugunu iddia ediyorlar. Hâsâ! Allah bundan münezzehtir. Begendikleri de (erkek çocuklar) kendilerinin oluyor. 

58. Onlardan birine kiz müjdelendigi zaman öfkelenmis olarak yüzü kapkara kesilir. 

59. Kendisine verilen müjdenin kötülügünden dolayi kavminden gizlenir. Onu, asagilik duygusu içinde yaninda mi tutsun, yoksa topraga mi gömsün! Bakin ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür! 

60. Kötü sifat, ahirete inanmayanlar içindir. En yüce sifatlar ise Allah'a aittir. Çünkü O, her seyden üstün ve hikmet sahibidir. 

61. Eger Allah, insanlari zulümleri yüzünden cezalandiracak olsaydi, yeryüzünde hiçbir canli birakmazdi. Fakat onlari takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldigi zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler. 

62. Kendilerinin hoslarina gitmeyen seyleri Allah'a isnat ediyorlar. En güzel sonucun kendilerinin oldugunu anlatan dilleri de yalanin örnegini veriyor. Hiç süphesiz onlar için sadece ates vardir ve onlar, (atese) terkolunacaklar. 

63. Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) göndermisizdir. Fakat seytan onlara islerini süslü gösterdi de (iman etmediler). iste o, bugün onlarin velisidir. Ve onlar için elem verici bir azap vardir. 

64. Biz bu Kitab'i sana sirf hakkinda ihtilafa düstükleri seyi insanlara açiklayasin ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik. 

65. Allah gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Süphesiz ki bunda dinleyen toplum için bir ibret vardir. 

66. Kuskusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardir. Zira size, onlarin karinlarindaki fiski ile kan arasindan (gelen), içenlerin bogazindan kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz. 

67. Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel gidalar edinirsiniz. Iste bunlarda da aklini kullanan kimseler için büyük bir ibret vardir. 

68. Rabbin bal arisina: Daglardan, agaçlardan ve insanlarin yaptiklari çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. 

69. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylastirdigi yaylim yollarina gir, diye ilham etti. Onlarin karinlarindan renkleri çesitli bir serbet (bal) çikar ki, onda insanlar için sifa vardir. Elbette bunda düsünen bir kavim için büyük bir ibret vardir. 

70. Sizi Allah yaratti; sonra sizi vefat ettirecek. Daha önce bilgili iken hiçbir seyi bilmez hale gelsin diye sizden bazi kimseler ömrün en kötü çagina kadar yasatilacak süphesiz ki Allah bilgilidir, kudretlidir. 

71. Allah kiminize kiminizden daha bol rizik verdi. Bol rizik verilenler, riziklarini ellerinin altindakilere verip de bu hususta kendilerini onlara esit kilmazlar. Durum böyle iken Allah'in nimetini inkâr mi ediyorlar? 

72. Allah size kendi nefislerinizden esler yaratti, eslerinizden de sizin için ogullar ve torunlar yaratti ve sizi temiz gidalarla riziklandirdi. Onlar hâla bâtila inanip Allah'in nimetine nankörlük mü ediyorlar? 

73. (Müsrikler) Allah'i birakip da kendilerine göklerde ve yerde olan riziktan hiçbir sey veremeyen ve buna asla güçleri yetmeyen seylere (putlara) tapiyorlar. 

74. Allah'a birtakim benzerler icat etmeyin. Çünkü Allah (her seyi) bilir, siz ise bilemezsiniz. 

75. Allah, hiçbir seye gücü yetmeyen, baskasinin mali olmus bir köle ile katimizdan kendisine verdigimiz güzel riziktan gizli ve açik olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç esit olurlar mi? Dogrusu hamd Allah'a mahsustur. Fakat onlarin çogu (bunu) bilmezler. 

76. Allah, su iki kisiyi de misal verir: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir sey beceremez ve efendisinin üstüne bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayir getiremez. Simdi, bu adamla, dogru yolda yürüyerek adaleti emreden kimse esit olur mu? 

77. Göklerin ve yerin gaybi Allah'a aittir. Kiyametin kopmasi ise, göz açip kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir. Süphesiz Allah, her seye kadirdir. 

78. Siz, hiçbir sey bilmezken Allah, sizi analarinizin karnindan çikardi; sükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi. 

79. Gögün boslugunda emre boyun egdirilmis olarak uçusan kuslari görmediler mi? Onlari orada Allah'tan baskasi tutamaz. Kuskusuz bunda inanan bir toplum için ibretler vardir. 

80. Allah, evlerinizi sizin için bir huzur ve sükûn yeri yapti ve sizin için davar derilerinden gerek göç gününüzde, gerekse konaklama gününüzde, kolayca tasiyacaginiz evler; yünlerinden, yapagilarindan ve killarindan bir süreye kadar (faydalanacaginiz) bir ev esyasi ve bir ticaret mali meydana getirdi. 

81. Allah, yarattiklarindan sizin için gölgeler yapti. Daglarda da sizin için barinaklar yaratti. Sizi sicaktan koruyacak elbiseler ve savasta sizi koruyacak zirhlar yaratti. Iste böylece Allah, müslüman olmaniz için üzerinize nimetini tamamliyor. 

82. (Ey Resûlüm!) Yine de yüz çevirirlerse, artik sana düsen ancak açik bir tebligden ibarettir. 

83. Onlar Allah'in nimetini bilirler (itiraf ederler). Sonra da onu inkâr ederler. Onlarin çogu kâfirdir. 

84. Her ümmetten bir sahit gönderecegimiz gün, artik ne kâfir olanlara (özür dilemelerine) izin verilir ne de onlarin özür dilemeleri istenir. 

85. O zulmedenler azabi gördüklerinde, artik onlardan azap hafifletilmez, onlara mühlet de verilmez. 

86. (Allah'a) ortak kosanlar, ortak kostuklari seyleri gördükleri zaman derler ki: "Rabbimiz! Iste bunlar, seni birakip da tapmis oldugumuz ortaklarimizdir." Onlar da bunlara: "Siz mutlaka yalancilarsiniz" diye söz atarlar. 

87. O gün Allah'a teslim (bayragini) çekerler ve uydurmakta olduklari seyler onlardan kaybolup gider. 

88. Inkâr edip de (insanlari) Allah yolundan alikoyanlar var ya, iste onlara, yapmakta olduklari bozgunculuklar sebebiyle, azaplarini kat kat artiracagiz. 

89. O gün her ümmetin içinden kendilerine birer sahit gönderecegiz. Seni de hepsinin üzerine sahit olarak getirecegiz. Ayrica bu Kitab'i da sana, her sey için bir açiklama, bir hidayet ve rahmet kaynagi ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik. 

90. Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiligi, akrabaya yardim etmeyi emreder, çirkin isleri, fenalik ve azginligi da yasaklar. O, düsünüp tutasiniz diye size ögüt veriyor. 

91. Antlasma yaptiginiz zaman, Allah'in ahdini yerine getirin ve Allah'i üzerinize sahit tutarak, pekistirdikten sonra yeminleri bozmayin. Süphesiz Allah, yapacaginiz seyleri pek iyi bilir. 

92. Bir toplum diger bir toplumdan (sayica ve malca) daha çok oldugu için yeminlerinizi, aranizda bir fesat araci edinerek ipligini saglamca büktükten sonra, çözüp bozan (kadin) gibi olmayin. Allah, bununla sizi imtihan etmektedir. Hakkinda ihtilafa düsmekte oldugunuz seyi kiyamet gününde mutlaka size açiklayacaktir. 

93. Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kilardi; fakat O, diledigini saptirir, diledigini de dogru yola iletir. Yaptiklarinizdan mutlaka sorumlu tutulacaksiniz. 

94. Yeminlerinizi aranizda fesada araç edinmeyin, aksi halde (Islâm'da) sebat etmisken ayaginiz kayar da (insanlari) Allah yolundan alikoymaniz sebebiyle (dünyada) kötülügü tadarsiniz. Sizin için (ahirette de) büyük bir azap vardir. 

95. Allah'in ahdini az bir karsiliga degismeyin! Sayet anlayan kimseler iseniz, süphesiz Allah katinda olan (sevap) sizin için daha hayirlidir. 

96. Sizin yaninizdaki (dünya mali) tükenir, Allah katindakiler ise bâkidir. Elbette sabirli davrananlara yapmakta olduklarinin en güzeliyle mükâfatlarini verecegiz. 

97. Erkek veya kadin, mümin olarak kim iyi amel islerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yasatiriz. Ve mükâfatlarini, elbette yapmakta olduklarinin en güzeli ile veririz. 

98. Kur'an okudugun zaman o kovulmus seytandan Allah'a sigin! 

99. Gerçek su ki: Iman edip de yalniz Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (seytanin) bir hakimiyeti yoktur. 

100. Onun hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve onu Allah'a ortak kosanlaradir. 

101. Biz bir âyetin yerine baska bir âyeti getirdigimiz zaman -ki Allah, neyi indirecegini çok iyi bilir- "Sen ancak bir iftiracisin" dediler. Hayir; onlarin çogu bilmezler. 

102. De ki: Onu, Mukaddes Rûh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanlari dogru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katindan hak olarak indirdi. 

103. Süphesiz biz onlarin: "Kur'an'i ona ancak bir insan ögretiyor" dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri sahsin dili yabancidir. Halbuki bu (Kur'an) apaçik bir Arapçadir. 

104. Allah'in âyetlerine inanmayanlar yok mu, kuskusuz Allah onlari dogru yola iletmez ve onlar için elem verici bir azap vardir. 

105. Allah'in âyetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur. Iste onlar, yalancilarin kendileridir. 

106. Kim iman ettikten sonra Allah'i inkâr ederse -kalbi iman ile dolu oldugu halde (inkâra) zorlanan baska- fakat kim kalbini kâfirlige açarsa, iste Allah'in gazabi bunlaradir; onlar için büyük bir azap vardir. 

107. Bu (azap), onlarin dünya hayatini ahirete tercih etmelerinden ve Allah'in kâfirler toplulugunu hidayete erdirmemesinden ötürüdür. 

108. Iste onlar Allah'in, kalplerini, kulaklarini ve gözlerini mühürledigi kimselerdir. Ve onlar gafillerin kendileridir. 

109. Hiç süphesiz onlar ahirette ziyana ugrayanlarin ta kendileridir. 

110. Sonra süphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret edip, ardindan da sabrederek cihad edenlerin yardimcisidir. Bütün bunlardan sonra Rabbin elbette çok bagislayan, pek esirgeyendir. 

111. O gün, herkes gelip kendi canini kurtarmak için ugrasir ve herkese yaptiginin karsiligi eksiksiz ödenir, onlara asla zulmedilmez. 

112. Allah, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rizki her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'in nimetlerine karsi nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptiklarindan ötürü açlik ve korku sikintisini tattirdi. 

113. Andolsun ki, onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladilar. Onlar zulmederlerken azap onlari yakalayiverdi. 

114. Artik, Allah'in size verdigi riziktan helâl ve temiz olarak yeyin, eger (gerçekten) yalniz Allah'a ibadet ediyorsaniz, onun nimetine sükredin. 

115. (Allah) size, sadece ölü hayvani kani, domuz etini ve Allah'tan baskasi adina kesilen hayvani haram kildi. Ancak kim mecbur kalirsa (baskalarinin haklarina) saldirmaksizin, siniri da asmadan (bunlardan yiyebilir). Çünkü Allah çok bagislayan, pek esirgeyendir. 

116. Dillerinizin uydurdugu yalana dayanarak "Bu helâldir, su da haramdir" demeyin, çünkü Allah'a karsi yalan uydurmus oluyorsunuz. Kuskusuz Allah'a karsi yalan uyduranlar kurtulusa eremezler. 

117. (Kazandiklari) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardir. 

118. Sana anlattiklarimizi, daha önce, yahudi olanlara da haram kilmistik. Biz onlara zulmetmedik, fakat, onlar kendilerine haksizlik ediyorlardi. 

119. Sonra süphesiz Rabbin, cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra da bunun ardindan tevbe edip durumunu düzeltenleri (bagislayacaktir). Çünkü onlar tevbe ettikten sonra Rabbin elbet çok bagislayan, pek esirgeyendir. 

120. Ibrahim, gerçekten Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi; Allah'a ortak kosanlardan degildi. 

121. Allah'in nimetlerine sükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmis ve dogru yola iletmisti. 

122. Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir. 

123. Sonra da sana: "Dogru yola yönelerek Ibrahim'in dinine uy! O müsriklerden degildi" diye vahyettik. 

124. Cumartesi tatili, ancak onda ihtilaf edenlere (farz) kilinmisti. Kiyamet günü Rabbin, muhakkak onlarin ihtilafa düstükleri sey hakkinda aralarinda hüküm verecektir. 

125. (Resûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel ögütle çagir ve onlarla en güzel sekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanlari en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir. 

126. Eger ceza verecekseniz, size yapilan iskencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayirlidir. 

127. Sabret! Senin sabrin da ancak Allah'in yardimi iledir. Onlardan dolayi kederlenme; kurmakta olduklari tuzaktan kaygi duyma! 

128. Çünkü Allah, (kötülükten) sakinanlar ve güzel amel edenlerle beraberdir. 

Yorumlar

Tüm Zamanların En Çok Okunan Yayınları

Kahvenin Çeşitli Faydaları

Kahvenin zayıflamaya etkisiKahvenin zayıflamaya olan etkisinin nedeni Kahvenin içinde bulunan kafein , niasin , mikro elementler ve antioksidanlar olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor.



Metabolizmayı hızlandırıyor. Metabolizmayı azda olasa hızlandıran kahve ,  Kişinin dinlenirken harcadığı enerji tüketiminin artmasını sağlıyor.
Beyne olan kan akışını arttırıyor ve kişinin kendisini daha zinde hissetmesini ve dikkat yoğunluğunun artmasını sağlıyor.

Sütlü kahve Sütlü kahve içildiği zaman vücuda dengeli protein karbonhidrat ve yağ girişi sağlanıyor böylelikle kişi daha uzun sure tokluk hissediyor.
insülin direncini kırıcı etkisinden dolayı tatlı ihtiyacınızı azaltır. Canınız tatlı çektiğinde kahve içerseniz bu ihtiyacınızın giderildiğini göreceksiniz.

Şeker hastaları dikkat Yaşlılarda hafızayı güçlendiriyor Araştırmalar sonucunda şeker hastalığını önlemede etkili olabileceği sonucuna varılıyor.
Düzenli tüketildiğinde ise alzheimer ve parkinson hastalıklarına karşı koruyucu olabileceği konusunda çal…

Kahvenin Zararları

Kahvenin zararları Sevenlerini Üzecek.Kahvenin dikkat dağınıklığı ve yorgunluğa  iyi geldiği herkes tarafından biliniyor.
Fakat fazla tüketildiğinde bu geçici faydalarından da, nasiplenemez aksine çok ciddi zararlar görebilirsiniz,  Aman dikkat!
Kahvenin gün içinde 3\4 fincan tüketilmesi Tansiyonunuzu yükseltebilir Edinburgh Üniversitesinin günde 4\5 fincan kahve içenlerin üzerinde yaptığı araştırmada, kandaki basıncın hızla yükseldiği görüldü. 
Yapılan testler sonucunda, fazla kahve tüketimi tansiyonu hızla yükselttiği gözlemlendi.

Mide ülseri olanlar kahve tüketirken dikkatli olmalı! Tabiki kahvenin mide ülserine yol açtığı yoktur, Fakat hali hazırda ülser gibi bir rahatsızlığınız varsa, kahve tüketmeniz rahatsızlığınızı arttıracaktır. 
Bu nedenle ülserli kişiler kahve tüketiminden kaçınmalıdır.

Şeker hastaları da kahveden uzak durmalı Amerikalı bilim adamlarının yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, Yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle  birlikte tüketilen kahvenin  Tip2 şeker hastalığını kö…

Abdest-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDEST Alm. Rituelle Waschung (f), Fr. Ablution (f), İng. Ritual Ablution. İslamiyette ibadetlerden önce yapılan temizlik (hadesten taharet). 
Abdest kelimesi; “el suyu, el yıkama suyu” anlamında Farsça birleşik bir kelimedir. Arapçada ise "vudu" denir. Bu da temizlik, güzellik anlamındadır. Vahiy meleği Cebrail aleyhisselam, ilk vahyi getirdikten sonra Mekke'nin yukarısındaki vadide Peygamber efendimizin yanında abdest aldı. O da melekten gördüğü gibi abdest aldı. Böylece İslamiyette ilk abdest alınmış oldu. 


Bundan sonra Cebrail aleyhisselam imam oldu, iki rek'at namaz kıldılar. Sonra melek göklere doğru yükselip gözden kayboldu. Peygamber efendimiz büyük bir ferahlık içinde evine döndü. Durumu hanımı hazret-i Hadice'ye anlattı; ona melekten gördüğü gibi abdest almayı öğretti ve iki rek'at namaz kıldırdı.
Böylece İslamiyetin başlangıcında abdest ve namaz ibadeti de yapılmaya başlandı. Abdestle ilgili olarak Kur'an-ı kerimin Maide suresi altıncı ayet-i kerimesinde m…

Abdi İpekçi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDİ İPEKÇİ  Gazeteci, yazar. 1929 senesinde İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lilesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 
Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürütenAbdi İpekçi,

Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. Hayatı boyunca Atatürk ilkelerinin ve özellikle laikliğin savunuculuğunu yaptı.  1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında bir terörist tarafından öldürüldü. Abdi İpekçi’nin Afrika, İhtilalin İçyüzü, Dünyanın Dört Bucağından gibi eserleri var…

AdSense Yetersiz İçerik Sorununun Çözümü

AdSense Yetersiz İçerik Sorunu Evet arkadaşlar, birçok site sahibinin AdSenseyi tercih etmesinin sebebi malumdur,
AdSense bu konuda dünyanın en iyisidir, bu nedenle`de AdSense siteleri bir takım kriterlere uyup uymadığı konusunda inceler ve uygun olan sitelere onay verir.
Bu kriterlerin ne olduğuna AdSense Politikalarını inceleyerek bakabilirsiniz.

Tabi kullanıcılar bu kriterleri bilmelerine ve bu kriterlere uygun site ve yayın yapmalarına rağmen bir türlü sitelerine onay alamamaktadır.

Bende bu kişilerden biriydim ve çok sıkıntılar çektim, 
Belkide AdSenseden en kolay onay alan, en kolay kaybeden, ve en zor geri alan birisiyimdir.

Maruz kaldığım tüm bu sorunlar neticesinde edindiğim tecrübeyi sizlere aktararak AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü nü anlatmaya çalışacağım, umarım sizlere bir faydam dokunur. 


İnternet`de AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü ile ilgili konuları araştırdığımızda hemen hemen hepsinde yetersiz içerik sorununun nedeni olarak, sitedeki içerik (yayın) sayısı…

Çocuklarda Davranış Bozuklukları

Davranış Bozukluğu NedirGünümüz hızlı tüketim dünyasında sıklıkla karşımıza çıkan bir sorundur. Çocukların öfke kontrolü yapamaması veya kendisiyle çatışma haline girme durumunda ortaya çıkan davranışlardır. Davranış bozukluğu olan çocuklar kendilerini kontrol etmekte güçlük çeker.


Otoriteye itaat etmek onlar için neredeyse imkansızdır. Kendi dünyalarında sürekli bir iç çatışma halinde olduklarından öfkelerini bastırmakta güçlük yaşarlar. Bu öfkeli durum dış dünyalarına genelde saldırganlık olarak yansır. 
Ailelerine ve çevrelerine karşı sesleri hep yüksektir. Vurma, kırma ve hatta çalma eylemleri içine girerler. Bu tip çocuklar iletişime kapalıdırlar. Karşı bir otoritenin kendileriyle iletişime geçmesini istemezler. Bu onları daha da öfkelendirir. 
Sosyal hayata uyum zorluğu yaşayan bu çocuklar bulundukları ortamlarda hemen fark edilir. Sürekli mutsuz ve depresif bir görünüm sergileyerek etraflarına negatif bir enerji saçarlar.
Davranış Bozukluğu Kimlerde GörülürSon zamanlarda yapılan ar…

Abdullah-I Dehlevi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH-I DEHLEVİ Yeni Rehber AnsiklopedisiHindistan'da yetişen alimlerin ve evliyanın büyüklerinden. İnsanlara hak yolu anlatan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük alim ve velilerin yirmi sekizincisidir. Peygamber efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Gulam-ı Ali diye bilinir. Babasının ismi Abdüllatif'tir. 1745 (H. 1158)te Hindistan'ın Pencap eyaletinin Bitale kasabasında doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi'de vefat etti.


Babası Abdüllatif Efendi, rüyasında hazret-i Ali'yi görerek onun emri ile adını Ali koydu. Annesi ise Abdülkadir-i Geylani'yi gördüğünden dolayı Abdülkadir koydu. Fakat kendisine rüyasında Peygamber efendimizin Abdullah diye hitab etmesi üzerine Abdullah diye meşhur oldu. Küçük yaşta dini ilimleri öğrenmeye başladı. On üç yaşına geldiğinde, babası onu Delhi'ye götürüp Nasırüddin Kadiri hazretlerinden ilim öğrenmesi için çalıştı.
 Ancak o sırada Nasirüddin Kadiri vefat ettiği için görüşmek mümkün olmadı. Delhi&#…

Abdullah Zühdi Efendi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH ZÜHDİ EFENDİ Osmanlıların son devrinde yetişen meşhur hattatlardan. İsmi, Abdullah Zühdi’dir. Babası, 1835 (H. 1251) senesinde Şam’dan Kütahya’ya gelen Temim-i Dari sülalesinden Nabluslu Abdülkadir Efendidir.


  Bu sebeple yazılarının altına;" Abdullah Zühdi min Sülaleti Temim-i Dari" yazardı. Şam’da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1878 (H. 1296) tarihinde Mısır’da vefat etti. Kurafe Kabristanında İmam-ı Şafii’nin (rahmetullahi aleyh) kabri civarına defnedildi.
 Abdullah Zühdi Efendi, Kütahya’dan İstanbul’a geldikten sonra önce Eyyub Türbedarı Reşid Efendiden, sonra zamanının büyük hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendiden sülüs ve nesih öğrendi. Nuruosmaniye Mektebine ve Mühendishane-i Berr-i Hümayuna yazı muallimi tayin edildi. 
Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz’da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabelerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zü…

Hızır Aleyhisselam-Yeni Rehber Ansiklopedisi

HIZIR ALEYHİSSELÂM  İbrâhim aleyhisselâmdan sonra yaşamış bir peygamber veya velî. Avrupa ve Asya kıtalarına hâkim olan Zülkarneyn aleyhisselâmın askerinin kumandanı ve teyzesinin oğludur. 
İsminin, Belkâ bin Melkan, künyesinin Ebü’l-Abbâs olduğu ve soyunun Nûh aleyhisselâmın Sam isimli oğluna dayandığı bildirilmiştir.


 Bâzıları da Hızır aleyhisselâmın İsrâiloğullarından olduğunu söylemişlerdir. Hızır lakabıyla meşhur olmasının sebebi, kuru bir yere oturup kalktığı zaman, oranın yeşerip yemyeşil olmasından dolayıdır. 
Sahîh-i Buhârî’de bildirilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber efendimiz; “Hızır (aleyhisselâm), otsuz kuru bir yerde oturduğunda, o yer birdenbire yemyeşil olur, peşi sıra dalgalanırdı.” buyurdu.  Mûsâ aleyhisselâmla görüşüp yolculuk yaptı. Fakat vefâtından sonra rûhu insan şeklinde gözüküp, garîblere yardım etmektedir. 
Hızır aleyhisselâm, Allahü teâlânın sevgili kullarındandı. Doğdu, büyüdü ve vefât etti. Ancak Allahü teâlâ onun rûhuna insan şeklinde görünmek ve kıyâmete kadar…

Abdullah Cevdet-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH CEVDET-İCTİHAT DERGİSİOsmanlı Devletinin son devirlerinde yaşamış siyaset adamı ve yazar. Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihad ve Terakki Cemiyetinin kurucularından. Babası Diyarbekir Birinci Tabur Katibi Ömer Vasfi Efendi olup, 9 Eylül 1869'da Arapkir'de doğdu. 1932'de İstanbul'da öldü.


  İlk tahsilini Arapkir'de ve Hozat'ta yaptıktan sonra Mamüretü'l-Aziz (Elazığ) Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Kuleli Askeri Tıbbiye İdadisinden de mezun olduktan sonra Mekteb-i Tıbbiyeye girdi. Biyolojik materyalist fikirlerin tesirinde kaldı. 
Dinin insan üzerindeki fonksiyonlarını inkar eden ve her şeyi madde ile açıklamaya çalışan materyalist görüşlere yer veren bazı eserler yazdı. Talebeyken 1889'da tıbbiyeli arkadaşları ile sonradan İttihad ve Terakki Cemiyeti adını alacak olan İttihad-ı Osmani adlı gizli cemiyeti kurdu. 
Siyasi faaliyetleri sebebiyle birçok defa tutuklandı. 1894'te Mekteb-i Tıbbiyeden mezun oldu. Haydarpaşa Hastahanesinde va…
Bumerang - Yazarkafe   Bumerang - YazarkafeBumerang - Yazarkafe   Bumerang - Yazarkafe

Nasıl Buldunuz?