FB Pin G+ Blogcum Ana içeriğe atla




14-IBRÂHIM


Ibrahim sûresi, 52 (elliiki) âyet olup 28 ve 29. âyetler Medine'de, digerleri Mekke'de inmistir. 35-41. âyetler Hz. Ibrahim'in duasini ihtiva ettigi için sûreye bu ad verilmistir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla. 

1. Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanlari karanliklardan aydinliga, yani her seye galip (ve) övgüye lâyik olan Allah'in yoluna çikarman için sana indirdigimiz bir kitaptir. 

2. O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Siddetli azaptan dolayi kâfirlerin vay haline! 

3. Dünya hayatini ahirete tercih edenler, Allah yolundan alikoyanlar ve onun egriligini isteyenler var ya, iste onlar (haktan) uzak bir sapiklik içindedirler. 

4. (Allah'in emirlerini) onlara iyice açiklasin diye her peygamberi yalniz kendi kavminin diliyle gönderdik. Artik Allah diledigini saptirir, diledigini de dogru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir. 

5. Andolsun ki Musa'yi da: Kavmini karanliklardan aydinliga çikar ve onlara Allah'in (geçmis kavimlerin basina getirdigi felâket) günlerini hatirlat, diye mucizelerimizle gönderdik. Süphesiz ki bunda çok sabirli, çok sükreden herkes için ibretler vardir. 

6. Hani Musa kavmine demisti ki: "Allah'in üzerinizdeki nimetini hatirlayin. Çünkü O, sizi iskencenin en kötüsüne sürmekte ve ogullarinizi kesip, kadinlarinizi (kizlarinizi) birakmakta olan Firavun ailesinden kurtardi. Iste bu size anlatilanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardir." 

7. "Hatirlayin ki Rabbiniz size: Eger sükrederseniz, elbette size (nimetimi) artiracagim ve eger nankörlük ederseniz hiç süphesiz azabim çok siddetlidir! diye bildirmisti." 

8. Musa dedi ki: "Eger siz ve yeryüzünde olanlarin hepsi nankörlük etseniz, bilin ki Allah gerçekten zengindir, hamdedilmeye lâyiktir." 

9. Sizden öncekilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin haberleri size gelmedi mi? Onlari Allah'tan baskasi bilmez. Peygamberleri kendilerine mucizeler getirdi de onlar, ellerini peygamberlerinin agizlarina bastilar ve dediler ki: Biz, size gönderileni inkâr ettik ve bizi kendisine çagirdiginiz seye karsi derin bir kusku içindeyiz. 

10. Peygamberleri dedi ki: Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkinda süphe mi var? Halbuki O, sizin günahlarinizdan bir kismini bagislamak ve sizi muayyen bir vakte kadar yasatmak için sizi (hak dine) çagiriyor. Onlar dediler ki: Siz de bizim gibi bir insandan baska bir sey degilsiniz. Siz bizi atalarimizin tapmis oldugu seylerden döndürmek istiyorsunuz. Öyleyse bize, apaçik bir delil getirin! 

1l. Peygamberleri onlara dediler ki: "(Evet) biz sizin gibi bir insandan baskasi degiliz. Fakat Allah nimetini kullarindan diledigine lütfeder. Allah'in izni olmadan bizim size bir delil getirmemize imkân yoktur. Müminler ancak Allah'a dayansinlar." 

12. "Hem, bize yollarimizi göstermis oldugu halde ne diye biz, Allah'a dayanip güvenmeyelim? Sizin bize verdiginiz eziyete elbette katlanacagiz. Tevekkül edenler yalniz Allah'a tevekkülde sebat etsinler." 

13. Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çikaracagiz, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" Rableri de onlara: "Zalimleri mutlaka helâk edecegiz!" diye vahyetti. 

14. Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerlestirecegiz. Iste bu, makamimdan korkan ve tehdidimden sakinan kimselere mahsustur. 

15. (Peygamberler) fetih istediler (Allah da verdi). Her inatçi zorba da hüsrana ugradi. 

16. Ardindan da (o inatçi zorbaya) cehennem vardir; kendisine irinli su içirilecektir! 

17. Onu yudumlamaya çalisacak, fakat bogazindan geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek degildir (ki azaptan kurtulsun). Bundan ötede siddetli bir azap da vardir. 

18. Rablerini inkâr edenlerin durumu (sudur): Onlarin amelleri firtinali bir günde rüzgârin, siddetle savurdugu küle benzer. Kazandiklarindan hiçbir seyi elde edemezler. Iyiden iyiye sapitma iste budur. 

19. Allah'in gökleri ve yeri hak ile yarattigini görmedin mi? O dilerse sizi ortadan kaldirip yepyeni bir halk getirir. 

20. Bu, Allah'a güç degildir. 

21. (Kiyamet gününde) hepsi Allah'in huzuruna çikacak ve zayiflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: "Biz sizin tâbilerinizdik. Simdi siz, Allah'in azabindan herhangi bir seyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "(Ne yapalim) Allah bizi hidayete erdirseydi biz de sizi dogru yola iletirdik. Simdi sizlansak da sabretsek de birdir. Çünkü bizim için siginacak bir yer yoktur." 

22. (Hesaplari görülüp) is bitirilince, seytan diyecek ki: "Süphesiz Allah size gerçek olani vâdetti, ben de size vâdettim ama, size yalanci çiktim. Zaten benim size karsi bir gücüm yoktu. Ben, sadece sizi (inkâra) çagirdim, siz de benim davetime hemen kostunuz. O halde beni yermeyin, kendinizi yerin. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Kuskusuz daha önce ben, beni (Allah'a) ortak kosmanizi reddettim." Süphesiz zalimler için elem verici bir azap vardir. 

23. Iman edip de iyi isler yapanlar, Rablerinin izniyle içinde ebedî kalacaklari ve zemininden irmaklar akan cennetlere sokulacaklardir. Orada (birbirleriyle) karsilastikça söyledikleri "selam" dir. 

24. Görmedin mi Allah nasil bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dallari gökte olan güzel bir agaca (benzetti). 

25. (O agaç), Rabbinin izniyle her zaman yemisini verir. Ögüt alsinlar diye Allah insanlara misaller getirir. 

26. Kötü bir sözün misali, gövdesi yerden koparilmis, o yüzden ayakta durma imkâni olmayan (kötü) bir agaca benzer. 

27. Allah Teâlâ saglam sözle iman edenleri hem dünya hayatinda hem de ahirette sapasaglam tutar. Zalimleri ise Allah saptirir. Allah diledigini yapar. 

28. Allah'in nimetine nankörlükle karsilik veren ve sonunda kavimlerini helâk yurduna sürükleyenleri görmedin mi? 

29. Onlar cehenneme girecekler. O ne kötü karargâhtir! 

30. (Insanlari) Allah yolundan saptirmak için O'na ortaklar kostular. De ki: (Istediginiz gibi) yasayin! Çünkü dönüsünüz atesedir. 

31. Iman eden kullarima söyle: Namazlarini dosdogru kilsinlar, kendisinde ne alisveris, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdigimiz riziklardan (Allah için) gizli-açik harcasinlar. 

32. (O öyle lütufkâr) Allah'tir ki, gökleri ve yeri yaratti, gökten suyu indirip onunla rizik olarak size türlü meyveler çikardi; izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi; nehirleri de sizin (yararlanmaniz) için akitti. 

33. Düzenli seyreden günesi ve ayi size faydali kildi; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi. 

34. O size istediginiz her seyden verdi. Allah'in nimetini sayacak olsaniz sayamazsiniz. Dogrusu insan çok zalim, çok nankördür! 

35. Hatirla ki Ibrahim söyle demisti: "Rabbim! Bu sehri (Mekke'yi) emniyetli kil, beni ve ogullarimi putlara tapmaktan uzak tut!" 

36. "Çünkü, onlar (putlar), insanlardan birçogunun sapmasina sebep oldular, Rabbim. Simdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karsi gelirse, artik sen gerçekten çok bagislayan, pek esirgeyensin." 

37. "Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazi dosdogru kilmalari için ben, neslimden bir kismini senin Beyt-i Harem'inin (Kâbe'nin) yaninda, ziraat yapilmayan bir vâdiye yerlestirdim. Artik sen de insanlardan bir kisminin gönüllerini onlara meyledici kil ve meyvelerden bunlara rizik ver! Umulur ki bu nimetlere sükrederler." 

38. "Ey Rabbimiz! Süphesiz ki sen bizim gizleyecegimizi de açiklayacagimizi da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir sey Allah'a gizli kalmaz." 

39. "Ihtiyar halimde bana Ismail'i ve Ishak'i lütfeden Allah'a hamdolsun! Süphesiz Rabbim duayi isitendir." 

40. "Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazi devamli kilanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duami kabul et!" 

4l. "Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacagi gün beni, ana-babami ve müminleri bagisla!" 

42. (Resûlüm!) Sakin, Allah'i zalimlerin yaptiklarindan habersiz sanma! Ancak, Allah onlari (cezalandirmayi), korkudan gözlerin disari firlayacagi bir güne erteliyor. 

43. Zihinleri bombos olarak kendilerine bile dönüp bakamaz durumda, gözleri göge dikilmis bir vaziyette kosarlar. 

44. Kendilerine azabin gelecegi, bu yüzden zalimlerin: "Ey Rabbimiz! Yakin bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalim ve peygamberlere tâbi olalim" diyecekleri gün hakkinda insanlari uyar. (Onlara denilir ki:) "Daha önce, sizin için bir zevâl olmadigina, yemin etmemis miydiniz? " 

45. "(Sizden önce) kendilerine zulmedenlerin yurtlarinda oturdunuz. Onlara nasil muamele ettigimiz size apaçik belli oldu. Ve size misaller de verdik." 

46. Hilelerinin cezasi Allah katinda (malum) iken, onlar, tuzaklarini kurmuslardi. Halbuki onlarin hileleriyle daglar yerinden gidecek degildi! 

47. O halde, sakin Allah'in peygamberlerine verdigi sözden cayacagini sanma! Çünkü Allah mutlak üstündür, kimsenin yaptigini yanina birakmaz. 

48. Yer baska bir yer, gökler de (baska gökler) haline getirildigi, (insanlar) bir ve gücüne karsi durulamaz olan Allah'in huzuruna çiktiklari gün (Allah bütün zalimlerin cezasini verecektir). 

49. O gün, günahkârlarin zincire vurulmus oldugunu görürsün. 

50. Onlarin gömlekleri katrandandir, yüzlerini de ates bürümektedir. 

51. Allah herkese kazandiginin karsiligini vermek için (onlari diriltecektir.) Kuskusuz Allah, hesabi çabuk görendir. 

52. Iste bu (Kur'an), kendisiyle uyarilsinlar, Allah'in ancak bir tek Tanri oldugunu bilsinler ve akil sahipleri iyice düsünüp ögüt alsinlar diye insanlara (gönderilmis) bir bildiridir. 

Yorumlar

Tüm Zamanların En Çok Okunan Yayınları

Kahvenin Çeşitli Faydaları

Kahvenin zayıflamaya etkisiKahvenin zayıflamaya olan etkisinin nedeni Kahvenin içinde bulunan kafein , niasin , mikro elementler ve antioksidanlar olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor.



Metabolizmayı hızlandırıyor. Metabolizmayı azda olasa hızlandıran kahve ,  Kişinin dinlenirken harcadığı enerji tüketiminin artmasını sağlıyor.
Beyne olan kan akışını arttırıyor ve kişinin kendisini daha zinde hissetmesini ve dikkat yoğunluğunun artmasını sağlıyor.

Sütlü kahve Sütlü kahve içildiği zaman vücuda dengeli protein karbonhidrat ve yağ girişi sağlanıyor böylelikle kişi daha uzun sure tokluk hissediyor.
insülin direncini kırıcı etkisinden dolayı tatlı ihtiyacınızı azaltır. Canınız tatlı çektiğinde kahve içerseniz bu ihtiyacınızın giderildiğini göreceksiniz.

Şeker hastaları dikkat Yaşlılarda hafızayı güçlendiriyor Araştırmalar sonucunda şeker hastalığını önlemede etkili olabileceği sonucuna varılıyor.
Düzenli tüketildiğinde ise alzheimer ve parkinson hastalıklarına karşı koruyucu olabileceği konusunda çal…

Kahvenin Zararları

Kahvenin zararları Sevenlerini Üzecek.Kahvenin dikkat dağınıklığı ve yorgunluğa  iyi geldiği herkes tarafından biliniyor.
Fakat fazla tüketildiğinde bu geçici faydalarından da, nasiplenemez aksine çok ciddi zararlar görebilirsiniz,  Aman dikkat!
Kahvenin gün içinde 3\4 fincan tüketilmesi Tansiyonunuzu yükseltebilir Edinburgh Üniversitesinin günde 4\5 fincan kahve içenlerin üzerinde yaptığı araştırmada, kandaki basıncın hızla yükseldiği görüldü. 
Yapılan testler sonucunda, fazla kahve tüketimi tansiyonu hızla yükselttiği gözlemlendi.

Mide ülseri olanlar kahve tüketirken dikkatli olmalı! Tabiki kahvenin mide ülserine yol açtığı yoktur, Fakat hali hazırda ülser gibi bir rahatsızlığınız varsa, kahve tüketmeniz rahatsızlığınızı arttıracaktır. 
Bu nedenle ülserli kişiler kahve tüketiminden kaçınmalıdır.

Şeker hastaları da kahveden uzak durmalı Amerikalı bilim adamlarının yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, Yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle  birlikte tüketilen kahvenin  Tip2 şeker hastalığını kö…

Abdest-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDEST Alm. Rituelle Waschung (f), Fr. Ablution (f), İng. Ritual Ablution. İslamiyette ibadetlerden önce yapılan temizlik (hadesten taharet). 
Abdest kelimesi; “el suyu, el yıkama suyu” anlamında Farsça birleşik bir kelimedir. Arapçada ise "vudu" denir. Bu da temizlik, güzellik anlamındadır. Vahiy meleği Cebrail aleyhisselam, ilk vahyi getirdikten sonra Mekke'nin yukarısındaki vadide Peygamber efendimizin yanında abdest aldı. O da melekten gördüğü gibi abdest aldı. Böylece İslamiyette ilk abdest alınmış oldu. 


Bundan sonra Cebrail aleyhisselam imam oldu, iki rek'at namaz kıldılar. Sonra melek göklere doğru yükselip gözden kayboldu. Peygamber efendimiz büyük bir ferahlık içinde evine döndü. Durumu hanımı hazret-i Hadice'ye anlattı; ona melekten gördüğü gibi abdest almayı öğretti ve iki rek'at namaz kıldırdı.
Böylece İslamiyetin başlangıcında abdest ve namaz ibadeti de yapılmaya başlandı. Abdestle ilgili olarak Kur'an-ı kerimin Maide suresi altıncı ayet-i kerimesinde m…

Abdi İpekçi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDİ İPEKÇİ  Gazeteci, yazar. 1929 senesinde İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lilesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 
Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürütenAbdi İpekçi,

Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. Hayatı boyunca Atatürk ilkelerinin ve özellikle laikliğin savunuculuğunu yaptı.  1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında bir terörist tarafından öldürüldü. Abdi İpekçi’nin Afrika, İhtilalin İçyüzü, Dünyanın Dört Bucağından gibi eserleri var…

AdSense Yetersiz İçerik Sorununun Çözümü

AdSense Yetersiz İçerik Sorunu Evet arkadaşlar, birçok site sahibinin AdSenseyi tercih etmesinin sebebi malumdur,
AdSense bu konuda dünyanın en iyisidir, bu nedenle`de AdSense siteleri bir takım kriterlere uyup uymadığı konusunda inceler ve uygun olan sitelere onay verir.
Bu kriterlerin ne olduğuna AdSense Politikalarını inceleyerek bakabilirsiniz.

Tabi kullanıcılar bu kriterleri bilmelerine ve bu kriterlere uygun site ve yayın yapmalarına rağmen bir türlü sitelerine onay alamamaktadır.

Bende bu kişilerden biriydim ve çok sıkıntılar çektim, 
Belkide AdSenseden en kolay onay alan, en kolay kaybeden, ve en zor geri alan birisiyimdir.

Maruz kaldığım tüm bu sorunlar neticesinde edindiğim tecrübeyi sizlere aktararak AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü nü anlatmaya çalışacağım, umarım sizlere bir faydam dokunur. 


İnternet`de AdSense Yetersiz içerik sorununun çözümü ile ilgili konuları araştırdığımızda hemen hemen hepsinde yetersiz içerik sorununun nedeni olarak, sitedeki içerik (yayın) sayısı…

Çocuklarda Davranış Bozuklukları

Davranış Bozukluğu NedirGünümüz hızlı tüketim dünyasında sıklıkla karşımıza çıkan bir sorundur. Çocukların öfke kontrolü yapamaması veya kendisiyle çatışma haline girme durumunda ortaya çıkan davranışlardır. Davranış bozukluğu olan çocuklar kendilerini kontrol etmekte güçlük çeker.


Otoriteye itaat etmek onlar için neredeyse imkansızdır. Kendi dünyalarında sürekli bir iç çatışma halinde olduklarından öfkelerini bastırmakta güçlük yaşarlar. Bu öfkeli durum dış dünyalarına genelde saldırganlık olarak yansır. 
Ailelerine ve çevrelerine karşı sesleri hep yüksektir. Vurma, kırma ve hatta çalma eylemleri içine girerler. Bu tip çocuklar iletişime kapalıdırlar. Karşı bir otoritenin kendileriyle iletişime geçmesini istemezler. Bu onları daha da öfkelendirir. 
Sosyal hayata uyum zorluğu yaşayan bu çocuklar bulundukları ortamlarda hemen fark edilir. Sürekli mutsuz ve depresif bir görünüm sergileyerek etraflarına negatif bir enerji saçarlar.
Davranış Bozukluğu Kimlerde GörülürSon zamanlarda yapılan ar…

Abdullah-I Dehlevi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH-I DEHLEVİ Yeni Rehber AnsiklopedisiHindistan'da yetişen alimlerin ve evliyanın büyüklerinden. İnsanlara hak yolu anlatan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük alim ve velilerin yirmi sekizincisidir. Peygamber efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Gulam-ı Ali diye bilinir. Babasının ismi Abdüllatif'tir. 1745 (H. 1158)te Hindistan'ın Pencap eyaletinin Bitale kasabasında doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi'de vefat etti.


Babası Abdüllatif Efendi, rüyasında hazret-i Ali'yi görerek onun emri ile adını Ali koydu. Annesi ise Abdülkadir-i Geylani'yi gördüğünden dolayı Abdülkadir koydu. Fakat kendisine rüyasında Peygamber efendimizin Abdullah diye hitab etmesi üzerine Abdullah diye meşhur oldu. Küçük yaşta dini ilimleri öğrenmeye başladı. On üç yaşına geldiğinde, babası onu Delhi'ye götürüp Nasırüddin Kadiri hazretlerinden ilim öğrenmesi için çalıştı.
 Ancak o sırada Nasirüddin Kadiri vefat ettiği için görüşmek mümkün olmadı. Delhi&#…

Abdullah Zühdi Efendi-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH ZÜHDİ EFENDİ Osmanlıların son devrinde yetişen meşhur hattatlardan. İsmi, Abdullah Zühdi’dir. Babası, 1835 (H. 1251) senesinde Şam’dan Kütahya’ya gelen Temim-i Dari sülalesinden Nabluslu Abdülkadir Efendidir.


  Bu sebeple yazılarının altına;" Abdullah Zühdi min Sülaleti Temim-i Dari" yazardı. Şam’da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1878 (H. 1296) tarihinde Mısır’da vefat etti. Kurafe Kabristanında İmam-ı Şafii’nin (rahmetullahi aleyh) kabri civarına defnedildi.
 Abdullah Zühdi Efendi, Kütahya’dan İstanbul’a geldikten sonra önce Eyyub Türbedarı Reşid Efendiden, sonra zamanının büyük hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendiden sülüs ve nesih öğrendi. Nuruosmaniye Mektebine ve Mühendishane-i Berr-i Hümayuna yazı muallimi tayin edildi. 
Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz’da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabelerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zü…

Hızır Aleyhisselam-Yeni Rehber Ansiklopedisi

HIZIR ALEYHİSSELÂM  İbrâhim aleyhisselâmdan sonra yaşamış bir peygamber veya velî. Avrupa ve Asya kıtalarına hâkim olan Zülkarneyn aleyhisselâmın askerinin kumandanı ve teyzesinin oğludur. 
İsminin, Belkâ bin Melkan, künyesinin Ebü’l-Abbâs olduğu ve soyunun Nûh aleyhisselâmın Sam isimli oğluna dayandığı bildirilmiştir.


 Bâzıları da Hızır aleyhisselâmın İsrâiloğullarından olduğunu söylemişlerdir. Hızır lakabıyla meşhur olmasının sebebi, kuru bir yere oturup kalktığı zaman, oranın yeşerip yemyeşil olmasından dolayıdır. 
Sahîh-i Buhârî’de bildirilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber efendimiz; “Hızır (aleyhisselâm), otsuz kuru bir yerde oturduğunda, o yer birdenbire yemyeşil olur, peşi sıra dalgalanırdı.” buyurdu.  Mûsâ aleyhisselâmla görüşüp yolculuk yaptı. Fakat vefâtından sonra rûhu insan şeklinde gözüküp, garîblere yardım etmektedir. 
Hızır aleyhisselâm, Allahü teâlânın sevgili kullarındandı. Doğdu, büyüdü ve vefât etti. Ancak Allahü teâlâ onun rûhuna insan şeklinde görünmek ve kıyâmete kadar…

Abdullah Cevdet-Yeni Rehber Ansiklopedisi

ABDULLAH CEVDET-İCTİHAT DERGİSİOsmanlı Devletinin son devirlerinde yaşamış siyaset adamı ve yazar. Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihad ve Terakki Cemiyetinin kurucularından. Babası Diyarbekir Birinci Tabur Katibi Ömer Vasfi Efendi olup, 9 Eylül 1869'da Arapkir'de doğdu. 1932'de İstanbul'da öldü.


  İlk tahsilini Arapkir'de ve Hozat'ta yaptıktan sonra Mamüretü'l-Aziz (Elazığ) Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Kuleli Askeri Tıbbiye İdadisinden de mezun olduktan sonra Mekteb-i Tıbbiyeye girdi. Biyolojik materyalist fikirlerin tesirinde kaldı. 
Dinin insan üzerindeki fonksiyonlarını inkar eden ve her şeyi madde ile açıklamaya çalışan materyalist görüşlere yer veren bazı eserler yazdı. Talebeyken 1889'da tıbbiyeli arkadaşları ile sonradan İttihad ve Terakki Cemiyeti adını alacak olan İttihad-ı Osmani adlı gizli cemiyeti kurdu. 
Siyasi faaliyetleri sebebiyle birçok defa tutuklandı. 1894'te Mekteb-i Tıbbiyeden mezun oldu. Haydarpaşa Hastahanesinde va…
Bumerang - Yazarkafe   Bumerang - YazarkafeBumerang - Yazarkafe   Bumerang - Yazarkafe

Nasıl Buldunuz?